Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
ÇARK  19 Eylül 2006

 

 

 

Çark sözcüğünün çağrışım yüklü zenginliğini hiç kimse herhangi bir Adapazarlı kadar dahi bilemez. Eski kuşaktan yeni kuşağa, bayrak yarışında bayrak aktarır gibi, ama Adapazarı töresince aktarılan bir zenginliktir bu.

Oysa Çark bizim için bile, yani barfikste üst demiri göğüslemeye çalışır gibi kırk yaşını öpmeye ramak kalmışlar için bile bir uzak hem de yaşanmamış anıdır ancak. Biz Tabahna’dan Çark'a uzanan sandal sefalarını, rakıyla beyazlanmış şahane geceleri, zilli paytonlarda ayık gidilip körkütük dönülen utlu, darbukalı pazar günlerini hep uzaktan, renk renk fişekli donanma gecesi izlercesine hayranlıkla izledik. Yaşıtlarım arasında bu sefalara, bu gecelere, bu pazarlara katılanlar da olmuştur, ama onlar da tadı damaklarında kalmış bir anının sarhoşluğundan çok kayan bir yıldızın ardında bıraktığı karanlık boşluğun kekre tükenişini yaşamaktalar bugün. 

Adapazarlının topluca yaşayıp topluca eğlendiği bir başka dönemi olmamıştır. Kasabalılığın topu topu Gümrükönü’nü merkez edindiği yıllar bu becerilmiş de Adapazarı biraz gelişip irileştikten, Adapazarlı da  biraz tüylenip palazlandıktan sonra nedense Çark’ın peşi bırakılmıştır. Nedense değil, makine büyüyüp irili ufaklı sayısız dişliler kent yaşamında ayrı işler, ayrı görevler, ayrı yükler, ayrı sorumluluklar yüklenince haliyle her dişli de geliriyle uyumlu yeni sefalar, yeni geceler, yeni pazar günleri arıyor artık. Bir örnek kasabalılıktan çok renkli kent yaşamına geçişin doğal sonucudur bu. 

İyi ama gözümüzde de tütüyor hâlâ o Çark! Bize yıllarca suyumuzu verdiği, çark denilen dolabında verdiği suyu dövüp temizlediği için bir minnet borcu mu acaba özlem zannettiğimiz şey? Yoksa Çark, nostalji duygusuyla uzandığımız bir eski bayram mı şimdi bize? Belki çok çarklı düzenlerin gergin yaşamında tek çarklı kasabanın suyu yumuşak dostluğunu arayıştır, kim bilir.

Oysa hepsi boş! Ne suyumuz ordan geliyor ne de dolap dönüyor artık. Çevresinde de bir hasır serecek kadar bile temiz toprak kalmadı. Çömlekçi çarkı, bileyici çarkı gibi tarihe karıştı hepsi. Ana çarklar, dişli çarklar, hiperbolik çarklar dünyasında eski Çark’ı anımsayış çoluk çocuğa karıştıktan sonra delikanlılık aşklarımızı anmaya benziyor. Ama n’aparsın ki yaşanan güne mahkûmiyetin kolay kaçış tüneli de bizi bu eski sevgiliye götürüveriyor işte.

Bizim Adapazarlı Çark’ımızla sözlük anlamlı çarkların mikserinden geçen çark edebiyatı da bırakın zararlı olmayı karakterimizin meziyetlerindendir nerdeyse. Gerçi Adapazarlı şakacı değildir, nüktedan sayılmaz, ama çark takımı, çarkçı, çarkçıbaşı, çarkın dönüşü, çarkın içine etmek, çarka çomak sokmak, çarkına okumak gibi bir alay deyim ve bu deyimlerle yapılmış bir o kadar da politik, ekonomik, kültürel şakalar hiç kimsenin kafasında Adapazarlının kafasındaki gibi şinanay çizgilerle parlamaz. Bürokrasi çarkı, politika çarkı ve başka çarklar üstüne yapılmış şakaları, yaratıcıları kadar hatta onlardan da öte bir nükteyle algılayışımız geçmişte Çark somutluğunu yaşayışımızdandır bence.

Sayısız çarklardan oluşan günümüz dünyası yanında eski Çark, transatlantiklerin yanında Leylâ Erbil’in Şirketi Hayriye "Vapur”u gibi kalır. Ama yine de sayısız çarklı günümüzü Adapazarlılığın getirdiği avantajla anlamak, şakaya vurmak, tiye almak olası gibi.

İşte bu sütunu bu amaçla kullanmaya çalışacağız.

Gerçi ne su başlarından birini tutmuş bir devim ne çarkçı, çarkçıbaşı ne de kaptan! Hatta zaman zaman nereye çark edip nereye çark edemeyeceğimize de başkaları karışmakta.

Böyle ocakta cezve ateşe mertçe sürülür ve olsa olsa yandan çarklı olur. Bizden de öylesi.

 

NOT: 1983 sonlarında burada bir gazete çıkmaya başladı: “Sakarya Çark”. Haftalık. Yazı İşleri Müdürü bizim Avukat Şevket Atay. Benden yazmamı rica etti. Ben de kırmadım. Altı hafta yazdım. Neden altıda kaldığı, neden ayrıldığım ilginçtir. Gerektiğinde anlatırım. Okuduğunuz yazı, “Sakarya Çark”a yazdığım ilk yazı. Tarih: 25 Kasım 1983. “Yeni Sakarya”da bir tek salı atlamadan dört yılı devirdim. Beşinci yılıma bu 23 yıllık yazıyla merhaba vereyim dedim.

Yeni Sakarya, 19 Eylül 2006

Diğerleri

DEVLET VE BABA 13 Haziran 2006

"SİYASETE KARŞI SİYASET" 19 Aralık 2006

ÇARK  19 Eylül 2006

BERCESTE  28 Kasım 2006

NEVRUZ VE BAYRAM ETRAFINDA  21 Mart 2006

UMMAZDIM!  28 Şubat 2006

UNUTMAYA GELMEZ  14 Şubat 2006

MAJESTELERİNİN SİVİLLERİ  7 Şubat 2006

YAKIŞIR  31 Ocak 2006

SANAT VE ESTETİK YAHUT ESTETİĞİ BOYA ZANNETMEK  24 Ocak 2006

KİTAP NETAMELİ  17 Ocak 2006

OYUN, SANAT, KURBAN  10 Ocak 2006

REFİK HALİD YA KAÇMASAYDI? 3 Ocak 2006
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net