Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
MEMLEKET GİBİ KİTABEVİ  Beytullah Önce, Sakarya Yeni Haber, 1 Aralık 2013

 

 

 

 

Bazı yazarlar ya da şairler şehirlerle birlikte anılır.

O yazarın ya da şairin adı anıldığında, şehrin adı da gelir akla.

Mesela bizde Yahya Kemal’i hatırlamak İstanbul’u hatırlamaktır biraz da.

Fransızlar içinse Baudelaire, sanırım Paris demektir aynı zamanda.

Her iki şairin şiirine sinmiştir bu şehirler, şehir ahalisi, şehrin mekânları...

Şehir artık sadece bir mekân olmaktan çıkar, şiirin, hikâyenin ya da romanın imkânına dönüşür.

Siz o şairle, hikâyeciyle ya da romancıyla aynı mekânı paylaşmaktasınızdır.

Aynı sokaklardan geçip, aynı dükkânlardan alışveriş yapmaktasınızdır.

Belki ortak tanıdıklarınız vardır.

Aynı parkta oturmuş, belki de farkında olmadan yan masalarda çay içmişsinizdir.

Aynı yağmurda ıslanmış, aynı güneşte ısınmışsınızdır.

Ama tüm yaşanmışlıklar, akıp giden hayat sizde çoğu zamanla unutulan hatıralar dizisi olurken, mesela bir hikâyeci için tüm bunlar nice hikâyeye de imkân tanımıştır.

O yüzden diyebilirim ki, Necati Mert’i hatırlamak, memleketim Adapazarı’nı hatırlamak olacak benim için.

Sadece “Park” hikâyesi bile tek başına yeter şart sayılır aslında buna...

İki ay önce çay bahçesi olarak yeniden açılan ama benim için çocukluğumun Şemsiyeli Park’ı olan o parkın meğer ne eski bir hikâyesi varmış, ben bunu Necati Mert’in “Park” hikâyesinde öğrendim; hem de o parkın gözünden!

Bulup okuyun, o zaman siz de parkın sadece bir park, şehrin de sadece bir mekân olmadığını daha iyi anlayacaksınız.

“Hikâyem Adapazarı” kitabı da, hikâyecinin mekânla, Necati Mert’in Adapazarı’yla nasıl buluştuğunu anlamak açısından önemliydi…

Necati Mert, şimdi son kitabı, “Memleket Kitabevi” ile bir şehrin sadece mekândan ibaret kalmadığını bir kez daha başarılı bir şekilde ispatladı.

“Memleket Kitabevi”, İletişim Yayınları’nın Memleket Kitapları serisinden çıktı.

Necati Mert, bu kitabı ile aslında sadece kendisinin Adapazarı’nda bir lisede edebiyat öğretmeniyken nasıl Havuzlu Çarşı’da bir kitapçı olduğunu hikâye etmiyor; aynı zamanda kitabeviyle birlikte bu şehrin, bu şehrin insanlarının 70’lerden günümüze akıp gelen hikâyesini anlatıyor.

Sadece bu kadar mı?

Hayır tabi…

Kitabevi ve şehir derken, Necati Mert başından geçen olayları ülkedeki ve hatta yer yer “global” dünyada yaşanan değişim ile birlikte anlatıyor.

Böylece siz “Memleket Kitabevi” kitabında kitapçılıktan, ticaret ya da kültür hayatına, edebiyata; edebiyattaki merkez-taşra mücadelesinden, dünya sisteminin Türkiye siyasetindeki yansımalarına ve buradaki değişime; darbeler döneminden parti politikalarının sivil toplumdaki karşılıklarına, tüm bunların kitapçılığını ve ilişkilerini ne kadar çok etkilediğine dair birçok olaya tanıklık ediyorsunuz.

Yaşanan değişim sürecinin kişisel bir tecrübeyle sınırlı kalmadığını anlıyorsunuz.

Peki, son iki cümlede, niye mesela “dünyada yaşanan gelişmelere bağlı olarak” filan demedim de, özellikle “değişim” dedim?

Necati Mert, kitabında her değişimin illa ki gelişme sayılamayacağına, değişmenin bozulma getirebileceğine buna karşı gelişmenin hep iyiye doğru olacağını belirttiği için…

Bugün hala Havuzlu Çarşı’da bulunan Gelişim Kitabevi’nin adı da işte buradan geliyormuş.

Ben kısa geçtim, uzun hikâyesini ise mutlaka kitabı alıp okumalısınız.

O zaman “Memleket Kitabevi”nin neden memleket gibi bir kitabevi olduğunu da, küçücük bir dükkâna koca bir memleketin nasıl sığabildiğini de yakından öğrenme imkânı bulacaksınız.

Hadi ben de bu yazıyı Necati Mert gibi bir teşekkür notu ile bitireyim.

Geçen Cuma akşamı, Ofis Sanat Merkezi’nde, “Memleket Kitabevi” hakkında, Tanıl Bora’nın da katıldığı güzel bir söyleşi ve imza günü düzenlendi.

Bu vesileyle, gerek bu programa, gerekse son birkaç yıldır kültür-sanat faaliyeti olarak güzel işlere imza atan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nı, tüm bu faaliyetleri organize eden ekibi samimiyetle tebrik ediyorum.

 

Diğerleri

PARK, "ALT YANI BİR PARK" DEĞİLDİR Beytullah Emrah Önce, Tasfiye, Sayı: 51, Ocak-Şubat 2016

GÖNÜLLER KÜÇÜLDÜ Cihad Şahinoğlu, Hece, Sayı: 69, Eylül 2002

NECATİ MERT'İN "MİNNACIK BİR UÇURUM'U YA DA TAŞRANIN AYAK SESLERİ Faik BAYSAL, Cumhuriyet Kitap, Sayı: 347, 10 Ekim 1996

BİR ŞEHRİ ÖRMEK: "HİKÂYEM ADAPAZARI" Temel Karataş, 25 Aralık 2008

ADAPAZARI'NDA KIRK YIL  Yasin Şafak, Tasfiye, Sayı: 46, Ocak-Şubat 2014

MEMLEKET İÇRE BİR KİTABEVİ  Erdem Dönmez, TYB Akademi, Sayı: 10, Ocak 2014

MEMLEKET GİBİ KİTABEVİ  Beytullah Önce, Sakarya Yeni Haber, 1 Aralık 2013

TAŞRADA KİTAPÇI OLMANIN ÖTESİ  Özge Atasel, AGOS Kitapkirk, Sayı: 60, Kasım 2013

"MEMLEKET KİTABEVİ"NDEN İNSAN MANZARALARI  Temel Karataş, Milliyet Kitap, Ekim 2013

NE GOOGLE'A NE DE BAŞKA BİR KRONOLOJİYE GİRMİŞ BİR TARİH  Aslı Tohumcu, Radikal Kitap, Sayı: 658, 25 Ekim 2013

MEMLEKET GİBİ BİR KİTABEVİ  Bir Gün, 05 Ekim 2013

GECEYE UÇURULAN GÜVERCİNLER  Adnan ÖZER, Radikal İki, Sayı: 15, 19 Ocak 1997

GECEYE UÇURULAN GÜVERCİNLER  Nalan BARBAROSOĞLU, Adam Öykü, Sayı: 9, Mart-Nisan 1997

Necati Mert'e SAÜ tarafından Fahri Doktora ünvanı verildi...

ÖMER SEYFETTİN VE KİMLİK  Hale Kaplan ÖZ, Yeni Şafak, 5 Eylül 2004

OKUR KİTAPLIĞI'NDAN ELEŞTİRİ KİTAPLARI  Hakan ARSLANBENZER, Fayrap, Sayı 48, Şubat 2012

ŞEHRİN SESLERİ: NECATİ MERT  Necip TOSUN, Heceöykü, Sayı: 50, Nisan-Mayıs 2012

"ZAMANSIZ"  Cemile SÜMEYRA, Heceöykü, Sayı: 48, Aralık 2011-Ocak 2012 

ZAMANSIZ ÖYKÜLER  Efe ERTEM, Kitap Zamanı, Sayı: 74, 5 Mart 2012

DİL, TARİH VE EDEBİYAT ÜZERİNE DENEMELER: "KELEPİR SEPET"  Yusuf YAVUZYILMAZ, Ayraç, Sayı: 32, Haziran 2012
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net