Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
KUNDURACI MUŞTASIYLA DÖVÜLÜR GİBİ GEÇTİ YILLAR  Star, 29 Ocak 2014, Konuşan: Yusuf Çopur

 

 

 

 

Türkiye Yazarlar Birliği ‘En İyi Hatıra Kitabı Ödülü’nü ‘Memleket Kitabevi’ adlı eseri ile kazanan Necati Mert: Memleket şu kırk yılda ne gördüyse ‘kitabevim’ de onu gördü.

 Türkiye’nin son kırk yılına ışık tutan “Memleket Kitabevi” Türkiye Yazarlar Birliği’nden Hatıra dalında ödüle değer bulundu. Kitabın yazarı Necati Mert sadece kitap ve yayın sevdasını değil, kırk yıla yayılan sürede memlekette yaşananları da özetliyor. Öykücülüğümüzün duayen isimlerinden Mert, tüm zorluklara rağmen 40 yıl boyunca bir kitabevini yaşattı. Hatıralarından bir anı edebiyatı şaheseri çıktı. Necati Mert’le ödüllü kitabının hikâyesini konuştuk.

Komünist ve tarikatçı!

- Memleket Kitabevi 1970 sonrası Türkiye’nin halini anlatırken diğer yandan da yazma ve yazarlık serüveninizin izlerini taşıyor.

Memleket şu kırk yılda ne gördüyse kitabevim de onu gördü. “Memleket Kitabevi” adı buradan geliyor, yoksa kitabevimin adı, Gelişim. Yıllar için söylenegelmiş bir kalıp vardır: Su gibi akıp geçti. Hayır, su gibi akıp geçmedi. Öğretmenlikten oldum. Bir ara döndüm, bu sefer 12 Eylül’le toslaştık. Devlet, eski hamam eski tas. Yine bıraktım. Bağ-Kur’dan emekliyim. Aldığım aylık, öğretmen emeklisinin aldığının yarısı. Üstümde bu kırk yıldan daha neler var neler! “Memleket Kitabevi” yazılır mıydı yoksa! Beni en çok neyin etkilediğine gelince: Dindar sağ, “komünist” dedi benim için, CHP solumsuluğu da “tarikatçı”. Kunduracı muştasıyla iki taraftan dövülür gibi. 

- Anılarınızdan öğrendiğimiz kadarıyla bir hayli hareketli hayat yaşamışsınız. Kitaplarla ve okurlarla her daim hemhal olma yazarlığınızı nasıl etkiledi?

Öğretmenlikte kalsaydım şimdiki yerimde olmazdım. Hayatta en hakiki mürşidin ilim olduğunu söylerdim. Şimdi ise, herkesin haklı olabileceğine inanıyorum. Bunun da sıkıntılarını yaşadım elbette. Kendilerini İslam’la tanımlayan arkadaşlarım oldu 1980’li yıllarda. Toplumcu gerçekçiliğim de merkez-taşra ekseninde özel bir yer edindi kendine. Bu sefer de sol konformistlerin hışmına uğradım. Ne dönekliğimi bıraktılar ne gericiliğimi. Oysa onlarınki gericilikti. Onlar ruju, ojeyi, eteği, kravatı solculuk; başörtüsü, sakal ve tespihi de sağcılık zannediyorlardı. Bu, Kemalizm’dir. Sol, sosyalist sol sömürüye karşı mısın,  özgürlükten yana mısın? Buna bakar. 

- Anılarda yaşayan kitabevlerinin yokluğu kültür hayatımızda bir boşluk oluşturdu mu?

Kültür mekânlarının biricik adresi kitabevleri değil. Tamam, bizimki mekân. Adapazarı’nda onca kitapçı var, ama bizim dışımızda ancak iki mekândan daha söz edebilirim. Topluma ve günlük hayata ait bir duruşunuz varsa, işinizi para için değil de duruşunuz için yapmaktaysanız etrafınızda halka olunuyor. Diyeceğim, işin önemi yok. İş, manifaturacılık da olabilir. Nitekim Ahmet Yaşar Ocak zihnen babasının manifatura dükkânında uyanır ilkin. Orası mekândır işte. Boşluk oluşmaz. İki kişi karşılıklı durup konuşuyorsa eğer -ki en karanlık günlerde bile karşılıklı durup konuşan iki kişi olmuştur hep- boşluk olmaz. Oluşmaz.

12 Eylül kitap darbesi!

- Darbelere şahitlik etmiş bir serüvenden geçiyoruz kitabı okurken. Siyasi hayattaki çalkantılar kitaba bakışı nasıl etkiledi?

70’li yıllarda sosyalizmin temel kitapları ile Nâzım, Hasan Hüseyin, Fakir Baykurt, Bekir Yıldız, Aziz Nesin rağbetteydi. Kenan Evren darbesiyle satışlar bir düştü ki kitapçılığın hiçbir döneminde böylesi görülmemiştir, bundan sonra da dilerim görülmez. Bereket ansiklopedi furyası vardı, ara rejim dönemini ansiklopediyle aştık. Ortalık durulduğunda gazetecilerin yazılarından derlenmiş kitaplar öne çıkmıştı. Kadınlarının 80’lerdeki tercihi Barbara Cartland’dı. Erkekler “best-seller” dediler ama Kemal Tahir’i, Orhan Kemal’i de keşfettiler. (Star, 29 Ocak 2014, önceki söyleşiden düzenleme)

Diğerleri

YAZAR NECATİ MERT'LE ÖYKÜ ANLAYIŞI VE ÖYKÜLERİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ Hece, Sayı: 216, Aralık 2014 Konuşan: Handan Acar Yıldıız

KUNDURACI MUŞTASIYLA DÖVÜLÜR GİBİ GEÇTİ YILLAR  Star, 29 Ocak 2014, Konuşan: Yusuf Çopur

"Memleket Kitabevi"ne 3 çay söyle biri demli olsun!  Akşam Kitap, 10 Ocak 2014, Konuşan: Adnan Özer

"YERELİN HİÇBİR ŞEYİ ÖNEMSENMEDİ"  Star Kitap, Sayı: 62, 12 Aralık 2013, Konuşan: Yusuf Çopur

Memleket Kitabevi

"BİZİM DÜKKÂN 'MERKEZ' DEĞİL, 'MEKÂN'DIR"  Gerçek Hayat, Sayı: 2013-44 (679), 28 Ekim-3 Kasım 2013, Konuşan: Feyza Betül Aydın

"Devletin 'öteki' gördüğü her düşünceye yakınım."  Sofra, Sayı: 1, Mart-Nisan-Mayıs 2013, Konuşan: İbrahim Adıyaman

"EDEBİYAT İDEOLOJİSİZ OLMAZ"  Kün Edebiyat, Sayı: 3, Kasım-Aralık 2012, Soran: Ercan KÖKSAL

"Gece 12'de bir tren gelirdi İstanbul'dan"  Sakarya Yenihaber, 10 Eylül 2012, Konuşan: Engin ARAPOĞLU

"KİÇLER ŞEHRİNDE YAŞIYORUZ"  Bizim Sakarya, 24 Şubat 2005, Konuşan: Özgür ARIK

"KAPIDAN İÇERİ GİRMEK" NECATİ MERT, Gren, Sayı: 14, Mayıs-Haziran 2004, Konuşan: Tamay AÇIKEL

"ZAMANSIZ" YA DA TAM VAKTİ  Yeni Şafak/Kitap, 11 Ocak 2012, Konuşan: Nursem Banu ÖZYÜREK

"DİL DEVLETİN DEĞİL MİLLETİNDİR"  Gerçek Hayat, Sayı: 2012-11 (594), 12-18 Mart 2012, Konuşan: Suavi Kemal

NECATİ MERT İLE "ZAMANSIZ" VE ÖYKÜ ÜZERİNE SÖYLEŞİ  Heceöykü, Sayı: 48, Aralık 2011-Ocak 2012, Konuşan: Cemile SÜMEYRA

"BAŞÖRTÜSÜ LAİKLİĞE NEDEN AYKIRI OLSUN?"  Yeni Sakarya, 6 Ağustos 2009, Konuşan: Engin ARAPOĞLU

"NOBEL'İN SOLDA İTİBARI YOKTUR"  Yeni Sakarya, 4 Ağustos 2009, Konuşan: Engin ARAPOĞLU

"DEPREMDEN SONRA BU ŞEHRE GÖZ DİKİLDİ"  Yeni Sakarya, 3 Ağustos 2009, Konuşan: Engin ARAPOĞLU
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net