Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
İHTİLAL 14 Aralık 2014

 

Erol Toy’un romanını hatırlayanınız var mı? İlk basımı 1973, fakat 74’te, 75’te ve sonrasında defalarca basıldı. Adı, “İmparator”. Vehbi Koç’un romanlaştırılmış hayat hikâyesi. Kişi adları değiştirilmiş olsa da anlatılan kimin biyografisidir, bu belli.

Oya Baydar (soyadı Sencer miydi o sıra) “İlke”de mi, “Ürün”de mi bir dergide eleştirdi romanı. Her istediğini yapan, her engeli aşan, tasarılarını gerçekleştiren, asla erteletmeyen bir süper güçtü anlatılan. Adeta imparator. Oya Baydar, bu roman kişisinde simgelenen güce, onun yenilmezliğine dikkat çekiyor, tarihte böyle bir mutlaklık olmadığını yazıyordu. Kimin anlatıldığına değil, ol kişinin nasıl anlatıldığına bakılsın istiyordu. Dönemi için önemli uyarıydı.

Geçende ordan burdan, sohbet gelişigüzelliği içinde konuşuyoruz birkaç arkadaş, laf geldi çatallanan yol arkadaşlıklarına. İktidara yerleşenler yerleşemeyenleri türlü yöntemlerle etkisizleştiriyorlar genellikle. Rusya’da da böyle olmuştu; Attilâ İlhan’ın “Hangi” dizisinden bir kitabında bir fotoğraf vardı, fotoğraftaki ondan fazla yol arkadaşlarından sadece birinin eceliyle öldüğü yazılıydı altında. İhtilal, çocuklarını yiyordu. Fransız İhtilali’nde de böyleydi bu. İktidar kötü kullanılıyordu hep. Ama eninde sonunda ödeşiliyor, yapanlar yaptıklarıyla kalıyordu. “İktidarın dışında kalanın hiç şansı yok” dedi sohbettekilerden biri, “Ödeşemezler. İktidar izin vermez ödeşmeye.” İhtilaller hakkında hatırlattıklarım ağır gelmiş olmalı, “İhtilal neden yesin çocuklarını?” dedi. Oya Baydar’ın “İmparator” eleştirisi böyle düştü aklıma. “İktidar süreklidir, değişmez, değiştirilemez, demek olmuyor mu bu?” dedim.

A, o da ne? Baktım, derse çekmiş hocam beni, ihtilal nasıl yapılır, onu anlatıyor. Şükran Kurdakul’un Adalet Ağaoğlu’na faşizmi anlattığı gibi tıpkı, enine boyuna –meraklısı 14 Kasım tarihli yazıma bakabilir.

Kerim Korcan’ı hatırladım. “Patrona” yeni çıkmış, Kerim Ağbi merakta: Nasıl karşılanacak? Derken Ahmet Oktay yazdı ama zehir zemberek. Yazı elimde: “Çağdaş Eleştiri”de çıkmış (Sayı: 3, Mayıs 1984). Başlığı şöyle: “Sanayileşme Öykülerinden: ‘Bacayı İndir, Bacayı Kaldır’”. Yazıyı aslında Sadri Ertem için kaleme almış Oktay, Korcan’la da destekleyerek yanlışı genelleştirmiş. Yazıda iki isim daha var ki onlar da bu yanlışa sahip çıktıkları için fırçalanmışlar.

Diyor ki Oktay:”Romandan çok basılı hezeyan sayılması gereken Patrona’da Lale Devri’nin toplumsal ortamına günümüzün sınıf bilincini edinmiş bir proleter olarak katılmaktadır Halil. (…) Kerim Korcan, tarihi dilediği gibi değiştirerek günümüz Türkiye’sinde çalışan sınıflarda bilinç uyandırabileceğini sanıyor elbet ya da ‘bilinçli’ bir yazar olarak buna yürekten inanıyor. Tanrı-romancıyı da aşarak tanrı-toplumbilimciye dönüşen Korcan’a ‘vaaz vermekle’ roman yazmanın birbirinden çok ayrı şeyler olduğunu herhalde toplumcu gerçekçi eleştirmenler söyleyeceklerdir.” (italik vurgular benim değil –NM).

Yanlış olanla olmayan karışmış burada. Yazar Patrona Halil’i günümüzün bilinçli bir proleteri olarak romana alabilir. Bilinçli miydi? diye sorulacak. Hep “meczup” dendi, meczup muydu diye soracağım ben de. Evet, tarihi de dilediği gibi değiştirebilir romancı. Tarihçinin yaptığı başka bir şey mi? Bunlarda yanlış yok. Yeter ki bunlar gerçekleşebilirlik izlenimi bıraksın okurda. Okuru inandırabilsin. İnandıramıyorsa akıl yürütelim. Romanın “vaaz” zannedilmesi, Halil’in üç yüz yıl sonraki bilinçte olması da ‘roman gerçekliği’ni bozabilir. Böyle ise söylenir. Ama Oktay bunu söylemiyor da galiba yasak koyuyor yazara. Olmaz diyor. Bir gün biri çıkar, Oktay’ın olmaz dedikleriyle roman yazar, Oktay’a da kabul ettirir mi? Olmaz, demem.

Spartaküs, Trakyalı. Romalı askerlere esir düşüyor, köle olarak satılıyor, vücudundaki dağlanmış köle damgasına rağmen kaçıyor, kiralık asker olarak yeniden satılıyor. Alan, bir gladyatör okulunun sahibidir, Spartaküs orada 73 köleyle birlikte gladyatör olarak yetiştiriliyor. Gladyatörler o dönemde –İsa’dan önce-     arenalarda sadist seyirci çığlık ve çılgınlıkları altında teke tek ve öldüresiye dövüştürülüyorlar.

Spartaküs, arkadaşlarını ayaklanmaya ikna eder. Gerçi İÖ 187’de, 134’te ve 104’te köleler ayaklanmış, Roma üçünü de hunharca bastırmıştır. Çarmıha gerilen köle sayısı ilkinde yedi bin, ikincisinde yirmi bin, üçüncüsünde son ferdine kadardır. Keza Aristonikos da Bergama’da ayaklanmış, perişan olmuş, götürüldüğü Roma’da törenle öldürülmüştür.

Spartaküs’ün fikrini gerçekleştirmek adeta imkânsız. Fakat hepsinin sonu arenalarda ölmek değil mi? Oysa Spartaküs’ü dinleyip topluca hareket ederlerse kurtulabilirler, hatta sayıları ülke genelinde Roma vatandaşlarından çok olduğu için köleler yönetimi de alabilirler.

Spartaküs ve arkadaşları gladyatör okulundan kaçar, katılanlarla sayıları artar, Vezüv dağı henüz sakin, oraya sığınır, dahası Romalı askerlerce kuşatıldıklarında da asma dallarından yaptıkları halatlarla uçurum inip Roma’ya şaşırtmaca verirler. Artık yüz binlere ulaşmışlardır, Lucania’ya yürür, güney İtalya’ya Spartaküs bayrağını çekerler.

Tarihin yazdığı ilk ihtilal budur.

Eyvah! İhtilal dedik. Anlamdaşları “devrim” ve “inkılap”. İngilizcesi “revolution”.

İlkin 14’üncü yüzyılda kullanılıyor; kökü “dönmek, devretmek” anlamında Latince bir kelime. Bugünkü siyasi anlamının ortaya çıkışı son derece karmaşık, ama 16’ıcı yüzyıldan önce de değil. Üstelik de “dönmek, devretmek” anlamından pek çıkılmamış. “Düzen değiştirme” anlamı daha sonra.

E, Spartaküs’e “ihtilalci”, yaptığına da “ihtilal” diyemeyecek miyiz yani?

Diğerleri

KİRLİ İŞ 14 Kasım 2017

III. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI 14 Mart 2017

GORKİ'NİN HAYATINDAN ON YIL 28 Temmuz 2016

FUARLAR VE MALATYA 14 Mayıs 2016

"GENÇLER! KIRMIZI GÜLLER!" 28 Ekim 2015

KENT VE KENTLEŞME 28 Ağustos 2015

EDEBİYATLA 84 YIL 14 Ağustos 2015

AHMET VEFİK PAŞA 28 Temmuz 2015

NALBUR 14 Temmuz 2015

SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

ÜÇ ALINTI yahut NEDEN BÖYLE OLDU 14 Haziran 2015

KÜRTLER 28 Mayıs 2015

ÇİNGENELER 14 Mayıs 2015

KIRSALDA YAŞANMAZ 28 Mart 2015

YAŞAR KEMAL'Lİ BİRKAÇ HİKÂYE 14 Mart 2015

İKİ TAYYARECİ 14 Şubat 2015

ÂFET ILGAZ İÇİN 28 Ocak 2015

HATÂYÎ 14 Ocak 2015

GELELİM FATİH'E 28 Aralık 2014

İHTİLAL 14 Aralık 2014
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net