Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
YAŞAR KEMAL'Lİ BİRKAÇ HİKÂYE 14 Mart 2015

 

 

Yaşar Kemal’i önce duydum, sonra gördüm. İlkin “bilmek, öğrenmek”, peşi sıra da “ses almak, işitmek” anlamında duydum. Görmem ise çok sonradır –12 Eylül’ün hemen öncesinde, TYS (Türkiye Yazarlar Sendikası) kongresinde olmalı.

Orta üçte ya da lise birdeyim, yıl: 1958-59 veya 1960, Meserret Oteli’nin bitişiğinde Çardak Kitabevi açılıyor. Çeşidi zengin değil, ama seçmece. Duyduğum her kitabı buluyorum. İçersi üniversiteli gençlerle dolu, belki 27 Mayıs sonrası, sürekli tartışıyorlar –sanki “Memleket Kitabevi”. “Yeditepe” yayınlarından aldım epeyce, işte “Çukurova Yana Yana” ile “Sarı Sıcak” o sıralarda elime geçti.

1965 yılı. Ankara’dayım. “Seçim sath-ı maili”ndeyiz. Büyük Sinemada TİP’in (Türkiye İşçi Partisi) salon toplantısı var. O koca sinema hıncahınç, o kadar ki insanlar ferahlasınlar için kendilerini dışarı atıyorlar salkım salkım. Dışarısı içeriden kalabalık, bulvar karşı kaldırıma kadar dolu, Zafer Meydanı tıklım tıkış. Konuşmalar bu kalabalığa duvardan duvara, ağaçtan ağaca uzatılmış hoparlörlerle aktarılıyor. Ses gümbür gümbür değil. Arada cızırtılı da. Hatta gidiyor, geliyor. Fakat kulaklar dört açılmış, çıt çıkmıyor kimsede. Çetin Altan konuşuyor, Aybar, Aren konuşuyor. Hepsi birbirinden hatip. Bir de sesi değil, hikâyesi heyecanlı olan bir konuşmacı vardı, o da sanki oda içinde sedirden sedire anlatır gibi sakin sakin anlatıyordu.

Beni hâlâ doluksatır o ses ile o sesin anlattıkları.

Anlatanla arkadaşı ilkokuldalar. Fakat köylerinde okul yok. İlköğretimse zorunlu. Okul açın öyle gidelim, denemiyor. En yakın okul bilmem kaç köy uzakta, bir saat mi, iki saat mi, üç saat mi ne, ikisi, her sabah bu yolu tepip okula gidiyor, akşam da aynı yoldan dönüyor. Kışmış, baharmış fark etmiyor. Ya bir de ben tek başıma gidip gelseydim! diyor anlatan. Arkadaşına Hasan diyelim, Hasan’la oynaşa gülüşe gitmekten fazlasıyla memnun, yolun bitmesini istemediği günler bile oluyor. Ama bir gün, iki gün değil, her gün bu böyle, bir kar kış sabahı bunalmış bizimki, okulda öğrendiği bir şarkıyı hatırlamış, şifa umarak ve şarkıda anlatılan yerin hasretini çeke çeke ve birbirlerine “Büyüyünce biz de oraya gidelim!” sözünü vererek birlikte söyleyedurmuşlar –bilmezlermiş gitmek istedikleri yerin yaşadıkları yer olduğunu:

“Sen ne güzel bulursun / Gezsen Anadolu’yu / Dertlerden kurtulursun / Gezsen Anadou’yu // Billur ırmakları var / Buzdan kaynakları var / Ne hoş toprakları var / Gezsen Anadolu’yu // Orda bahar başkadır / Yazlar kışlar başkadır / Ah, bu diyar başkadır! / Gezsen Anadolu’yu”.

Her TYS kongresine gelir, daha çok yaşıtı dostlarıyla iri iri gülerek ve sesle konuşurdu Gençleri pek görmez, seçimlere de galiba kalmazdı. Yakınında olmak, bir mekânı onunla paylaşmak tesellimiz olurdu.

1990 yılı Temmuz’u olmalı. Şükran Kurdakul PEN Yazarlar Derneği başkanı, çağırdı, gittim, gittik. Galiba Hürriyet-i Ebediye Tepesi’ydi. Sinemacılar, tiyatrocular, şairler, yazarlar yürüyoruz. Etrafımızda polisler canavar köpekleriyle, üstümüzde polis helikopteri… Yürüyoruz. Sanırım 141-142’nin kalkması için yapılan son yürüyüş budur. Yaşar Kemal orada. Önde. Kerim Korcan’la Cevdet Kudret sağlı sollu yanında, üç duayenin peşinde de biz, yürüyoruz.

2010-2011 ders yılıydı galiba, Enka okullarının Marmara Bölgesi liseleriyle sınırlı şiir ve öykü yarışması “Yazadurmak”ın jürisinde beraber olduk Yaşar Kemal’le. O iki günden pırlanta değerinde bazı anekdotlar kaldı bende –bir başkasıyla öylesini ve o kadarını edinemezdim. Bir şiiri çok sevmiş, birinciliği ona vermişti, fakat oyların dağılımında o şiire galiba mansiyon düştü İstanbul’daki toplantıda; Yaşar Kemal, dereceler ve mansiyonlar verildikten sonra bile hâlâ o şiirleydi: “O şiir birinci. Okuduklarım arasında daha iyisi yok. O şiiri yazan, doğadan yana. Doğanın değerini biliyor. O, birinci. Birinci.” Adapazarı’ndaki buluşmanın keyfini asıl çıkaranlar ise öğrencilerle davetli velilerdi. Yaşar Kemal, yazarlığının ilk yıllarını, röportajlarıyla uğradığı anlaşılmazlıkları anlattı bütün mizahçılığı ile. Dalgasını geçe geçe. Her biri diğerinden firaklı, aradan ancak onca zaman geçince gülünebilen hikâyeler.

Bir de Neclâ’nın tanık olduğu bir hikâye var. Ki “bî-nazîr”. Yani “bî-misal-siz”.

12 Mart dönemi. Neclâ, annemle nizamiyede. Ziyaretime gelmişler. Cezaevine çıkarılmalarını bekliyorlar. Tesadüf bu! Yaşar Kemal de orada. Hanımlı beyli bir kalabalığın ortasında, kahkahalar ata ata anlatıyormuş. Hava da sıcak mı! De ki “sarı sıcak”. Coca-Cola’nın birini içiyor, birini açıyor, anlatmayı da kesmiyormuş. Dinleyen halka da kahkahadan kırılıyor. Diyormuş ki Yaşar Kemal.

“Beni içeri aldılar. Ne kulp takacaklar bilmiyorum. İçersi kalabalık. Hep öğrenci. ‘İnce Memed’i okuyan var, okumayan var, getirteyim de vakitleri kolay geçsin, diyorum. Gülüyorlar. Getirttim. A! Komutanın odasında alıkoymuşlar kitapları. İçeriye vermiyorlar. Neden? Yasakmış. Ondan gülerlermiş. Çıktım rütbeliye. Dedim ki: ‘Ben Yaşar Kemal’im. ‘İnce Memed’in yazarıyım. İçeri salmadığınız ne? ‘İnce Memed’. Bu ne iş! Kitabımı verin ya da beni de salın!’ Bir öğrenmişler: Yasak! ‘Koğuşlara kitap sokmak yasak’ diyorlar. N’apıyorum ben de? Okumayanları topluyorum koğuşun ortasına, başlıyorum ‘İnce Memed’i anlatmaya.

“Toros dağlarının etekleri ta Akdeniz’den başlar. Kıyıları döven ak köpüklerden sonra doruklara doğru yavaş yavaş yükselir. Akdeniz’in üstünde daima, top top ak bulutlar salınır. Kıyılar dümdüz, cilalanmış gibi düz killi topraklardır. Killi toprak et gibidir. Bu kıyılar saatlarca içe kadar deniz kokar, tuz kokar…”

Diğerleri

KİRLİ İŞ 14 Kasım 2017

III. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI 14 Mart 2017

GORKİ'NİN HAYATINDAN ON YIL 28 Temmuz 2016

FUARLAR VE MALATYA 14 Mayıs 2016

"GENÇLER! KIRMIZI GÜLLER!" 28 Ekim 2015

KENT VE KENTLEŞME 28 Ağustos 2015

EDEBİYATLA 84 YIL 14 Ağustos 2015

AHMET VEFİK PAŞA 28 Temmuz 2015

NALBUR 14 Temmuz 2015

SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

ÜÇ ALINTI yahut NEDEN BÖYLE OLDU 14 Haziran 2015

KÜRTLER 28 Mayıs 2015

ÇİNGENELER 14 Mayıs 2015

KIRSALDA YAŞANMAZ 28 Mart 2015

YAŞAR KEMAL'Lİ BİRKAÇ HİKÂYE 14 Mart 2015

İKİ TAYYARECİ 14 Şubat 2015

ÂFET ILGAZ İÇİN 28 Ocak 2015

HATÂYÎ 14 Ocak 2015

GELELİM FATİH'E 28 Aralık 2014

İHTİLAL 14 Aralık 2014
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net