Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
ŞEHİR KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI 22 Mart 2015

 

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütün illerde hızla gerçekleştirilecek olan “Şehir Kimliği” çalıştaylarının on beşincisi için bizim ili seçmiş, 20 Mart Cuma günü çalıştayın Tanıtım Toplantısı vardı Orhangazi Kültür Merkezi’nde; Bakanlık Danışmanı İbrahim Acar, açış konuşmasında şehirle insanın birbirlerini oldurmaları üzerinde durdu ki, şehir sosyolojisiyle ilgilenenlerin iyi bildiği fakat pek gezdirilmeyen, sanki şehir insanından esirgenen bir düşüncedir bu, altının çizilmesine sevindim. Başkan Zeki Toçoğlu da medeniyetle tarihe vurgu yaptı, kadim kültüre dikkat çekti, Sakarya’nın gelecekte de huzur ve kardeşlik şehri olacağını, hatta bu çalışmalarla övülesi başka meziyetler edineceğini söyledi, umut verdi.

Şehir dendiğinde çok kişinin aklına şehrin altyapısı, binaları, yolları gelir. Bunlar nesneldir. Serttir. Fakat bir de şehirde yaşayanlar var. Onlar kendi aralarında bir ilişki içindedirler, keza başkalarıyla ve kurumlarla da ilişkidedirler.  Şehir bunların toplamı değil, bunların birlikteliğidir. Nasıl ki sanatta da özle biçim bir bütündür, ayrılamazlar. Hacı Bayram Veli bunu ta 14’üncü yüzyılda görmüş: “Çalabım bir şar yaratmış / İki cihan aresinde / Bakıcak didar görünür / Ol şarın kenaresinde // Nâgehan ol şara vardum / Ol şarı yapılur gördüm / Ben dahi bile yapıldum / Taş ü toprak aresinde”

Çalıştay içeriği bir şehrin yapılarıyla komünitesinin ayrılmazlığına uyularak üç başlıkta toplanmış: “Şehir Kimliği” şehrin tarihi, kültürel, ekonomik, sosyal… potansiyelini; “Çevre Bilinci” şehrin havası, suyu, toprağı, güneşi, bitkisi ve hayvanı… gibi tabiat varlıklarını değerlendirmek; “Mekânsal Planlama” da şehir kimliğini geleceğe taşımak için düşünülmüş.

Bakanlık her çalıştay için yüz elli kadar katılımcıdan görüş almak dileğinde. Şehrin yerel ve genel seçilmişleri, atanmışları, STK temsilcileri, öğretim üyeleri, oda yöneticileri, kültür, sanat ve spor adamları, medya mensupları, kanaat önderleri… katılımcı olarak düşünülen ilk isimler. Tanıtma toplantısına çağrılanlar da bunlardı. Fakat şehri hakkında sözü ve görüşü olan farklı kesimlerden herkesin katılması arzu ediliyor. Çağrılanlardan çalıştaya katılmak isteyenler birer form doldurup verdik, yeni katılımcılar da aynı formu Büyükşehir’den alıp doldurabilirler. Form şart; 3 Nisan’da Serdivan Hanedan Tesisleri’nde yapılacak çalıştaya çalışılıp gelinecek çünkü. Tanıtma toplantısında “Şehir sensin hemşehrim!” diye seslenen “Gelecek Vizyonumuzu Birlikte Belirleyelim” başlıklı birer dosya verildi. İçinde bir form, bilgilendirici bir broşür ve cevaplandırılması istenen sorular vardı. Hanedan’da onar kişilik yuvarlak masalar etrafında ve masa moderatörleri eşliğinde, sorulara verilen cevaplar “beyin fırtınası” usulünce tartışılıp “ara rapor” şekline sokulacak. Burdan ötesi il moderatörü ile yardımcılarına ait. Çalıştayı yapılan şehrin tanımına ve kimliğine ilişkin kavramsal ve teorik açıklamaları ve çalıştayda ileri sürülen görüş ve önerileri analiz edip “sonuç raporu”na dönüştürecek olanlar onlar.

Her şey o kadar güzel, o kadar yerinde ki atanmışlardan, hele merkezin bizzat kendisinden böyle güzelliklere alışık olmadığımız için, tanıtma toplantısı da, Nisan başında yapılacak olan müzakereli çalıştay da seçim öncesi rutinlerindenmiş gibi geliyor bana. Onca insanın karşılanması, mekâna yerleştirilmesi kolay değil. Gelenler derse gelir gibi gelecek, görüşlerini savunacak. Sonracığıma kayıt, analiz, rapor… Bunların hepsi olacak hem de tez zamanda, seçim ertesi de sumen altı…

Böyle olsun istemem. Ama bunlar benim konularım. Yazdıklarım. Sonucuyla ilgili kuşkum varsa da ciddiye alırım. Başka türlüsü elimden gelmez. Tabiatıma aykırı. Cevabı beklenen, ya da şöyle: ne cevap verileceği merak edilen öyle sorular var ki kaytarmacıların önde gidenleri bile es geçemeyecek galiba.

Mesela şu soru: “Şehrinizin bildiğiniz diğer şehirlere benzeyen ve benzemeyen yanları, yönleri yahut ‘belirgin özellikler’i nelerdir?”

Bir başkası: “Şehrinizin coğrafî konumu, tarihî ve kültürel birikimi, tabiat güzellikleri, teknik ve ekonomik gelişmişliği, üretim alanları ve konuları, iç ve dış turizm potansiyeli, bilimsel ve akademik altyapısı, insan kaynakları ve demografik durumu açısından değerlendirmeleriniz nelerdir?”

Bir soru daha: “Şehrinize ait başlıca ‘simgeler’ ile ilgili olarak, unutulan ve yaşayan simgelere ilişkin fikirlerinizi belirtiniz; unutulanların yeniden hatırlatılması, yaşayanların güçlendirilmesi için yapılması gerekenler konusunda fikir ve önerileriniz nelerdir?”

Dokuz başlık altında, bunlar gibi tam yirmi bir soru.  

Hep sorulması gereken bir soru var ki tarih bölümü geçilirken araya sıkıştırılacak kadar yeftin değil. “‘Sakarya’ adının ilimizle ilgisi nedir?” diye de sorulmalıydı. Sakarya Meydan Muharebesi’nin bizim ilin topraklarında yapıldığı sanılıyor çünkü; oysa 1921 yılının 23 Ağustos-13 Eylül arasında, Eskişehir’de, Polatlı’dadır muharebe; işgalciler de 25 Mart’ta girdikleri Ada topraklarını 21 Haziran’da terk ederler. Yani muharebeden önce.

Katalaviz?

Diğerleri

ÇAVDAR UNUNDAN BAKLAVA 2 Aralık 2017

YENİ BİR HIRSIZLIK 22 Mart 2017

ŞÛRA ÜSTÜNE 12 Mart 2017

PERŞEMBELER 2 Ocak 2017

SERTİFİKA 2 Ekim 2016

BİZİ AYAKTA TUTAN 22 Temmuz 2016

AYAĞINIZ YERDEN KESİLMEK ÜZEREYKEN 02 Temmuz 2016

PERDE GAZELİ 02 Mayıs 2016

ENGİN 22 Eylül 2015

EYLÜL GELDİ Mİ 2 Eylül 2015

AYIN İLK PERŞEMBESİ 22 Ağustos 2015

KÜREYLE BULUŞMAK 12 Ağustos 2015

AVM VE AGORA 2 Ağustos 2015

MADEM DOĞRU KONUŞULACAK 22 Temmuz 2015

ON GÜN 2 Haziran 2015

ÇALIŞTAYDA III 12 Mayıs 2015

ÇALIŞTAYDA II 22 Nisan 2015

ÇALIŞTAYDA 12 Nisan 2015

KÜTÜPHANE VESİLESİ İLE 2 Nisan 2015

ŞEHİR KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI 22 Mart 2015
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net