Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
DÜZGÜN İŞ YAPAMAYIŞIMIZ Karabatak, Sayı: 24, Ocak-Şubat 2016

 

 

Hatice Bilen Buğra’nın bizim lisede öğrenciliği ile benim öğretmenliğim aynı yıllardaymış. Üç beş yıl oluyor, öyküleri için düzenlenen akşamda anlattıydı: Derslerine girmemişim. Edebiyatı Mustafa Ateş’ten görmüşler. Rahmetle andık Mustafa Bey’i. İyi insandı. Ahmet Ateş’in kardeşi, Toktamış Ateş’in amcası. Hafta sonları İstanbul’a gittiğinden dergi, kitap siparişlerim olurdu, getirirdi. 1972’nin başları olmalı, Sabahattin Ali’nin “Sırça Köşk”ünü okuyacağım, kimi öyküleri çıkararak “Son Hikâyeler” adıyla yayımlamıştı bu kitabı Varlık, ben ilk baskının peşindeyim, Mustafa Bey’e söyledim, “Tokta’ya söylerim, bulur” dedi. Gerçekten de buldu Toktamış Ateş, bendeki “Sırça Köşk” odur –Remzi’den, 1947 baskısı ve ciltli.

Akşamla ilgili bir yazı çıkmıştı yerelimizdeki bir gazetede birkaç gün sonra; ama rahmetlinin adı olmuş Mustafa Teymur Ateşli. Ne alaka? 60’lı yıllarda “Akşam Haberleri Gazetesi”nde yazan, duygusal şiirleri de hem nalına hem mıhına taşlamaları da soyadı gibi hararetli bir şairimiz vardı: Teymur Ateşli –bulmacacı kardeşler Kemal’le Cengiz’in babaları. Yazan ikisini buluşturmuş. Belki de şairin ayrıca öğretmenliği de olduğunu düşünmüş. Ama nasıl olur? O gece Ateş ailesinden konuşuldu hep, Ateşli’den değil. Karıştırılmalılar mı?

Geçende de arada yazı da yazan bir üniversite hocası, dergide çıkmış bir yazısını uzattı, okumamı, eleştirmemi istedi. Başladım: solculuk, İslamiyet, darbeler… Aralarındaki ilişkiler yeterince kurulamamış gibi geldi bana. Kurulmuştur da ben algılayamıyorum diye düşündüm, devam ettim. Vakta ki Cemal Madanoğlu “komünist” olarak geçti, yazıyı bıraktım. Yav, 27 Mayıs Darbesi’ni (1960) tümgeneral rütbesiyle başlatmış adam Madanoğlu. Cemal Gürsel’in –ki Kara Kuvvetleri Komutanı iken Milli Savunma Bakanı’na yazdığı mektupta Celal Bayar’ın istifasını istediği için yenice emekli edilmiştir, İzmir’dedir- Ankara’ya getirilip darbenin başına geçirilmesi sonradır, 3. Ordu Komutanı Ragıp Gümüşpala’nın tehdidi üzerinedir: Cunta liderinin kıdemsizliği üzerine ordusuyla Ankara’ya yürüyeceğini söylemiştir Gümüşpala. Öyleyken hem Milli Birlik Komitesi üyesidir Madanoğlu hem Ankara Sıkıyönetim Komutanı. Gürsel’le görüş ayrılığına düşüp emekliliğini istediği Haziran 1961’e kadar. On yıl sonra da, başını İlhan Selçuk’la Doğan Avcıoğlu’nun çektiği Milli Demokratik Devrimciler arasında yer alır ve 9 Mart Cuntacılarından (1971) olmakla suçlanır. Komünistlik bunun neresinde? Baasçı’dır bu kadro. Arkadaşa da söyledim bunu. “Ben” dedi “günlük dildeki karşılığıyla kullandım burada ‘komünizm’i.” Olmaz ki! “Yazdığın, makale!” dedim arkadaşa, “Nesnel olmalı.” Demez mi bana: “Ama komünist biliniyor Madanoğlu.” Demek vardı: Madem biliniyor yazdığın, neden yazıyorsun? Demedim.

Roni Margulies’in bir yazısı düştü aklıma, aradım, “Taraf”ta, 2011’in 31 Ağustos’unda çıkmış:

Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Zafer Haftası’nda afişlerle, bayraklarla donatmış Aydın’ı, dahası şu sözleri bayraklara kondurduğu da olmuş: “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır / Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”. Altında da o meşhur “K. Atatürk” imzası. Yav, bunlar dize. Dize de Atatürk’e değil, Mithat Cemal Kuntay’a ait; Cumhuriyet’in on beşinci yıldönümü için yazdığı şiirde geçer. Başkan bunu bilmiyor mu? Yoksa “Ne fark eder!” diye mi düşünüyor, “Ha Mustafa Kemal yazmış, ha Mithat Cemal.” Öyle ya! “Her Türk’ün her söylediğini o zaten daha önceden söylemiş veya en azından düşünmüş değil midir?” Margulies devam ediyor: “Ve zaten Mithat Cemal’e sorulsaydı, ‘Ben şiirimi Atatürk’e armağan ediyorum’ demeyecek miydi?”

Muharriri de, hocayı da, başkanı da bağışladım. İlki bilgiçliği, ikincisi antikomünistliği, üçüncüsü de fena halde Atatürkçülüğü nedeniyle işlerini düzgün yapamamışlar. Yine de bağışladım. Mazurlar. Şairin yaptığını hatırladım çünkü şimdi de. Halil Berktay yazdıydı yine “Taraf”ta, gün de aynı yılın 25 Haziran’ı imiş:

“Nâzım Hikmet’in 48. ölüm yıldönümünde Moskova’da, mezarı başında yaptığı konuşmada” şairimiz şairin “‘Atatürk öldükten sonra 1938 yılında tutuklanarak cezaevine konduğunu’ söylemiş ve şöyle devam etmiş: ‘Eğer Mustafa Kemal yaşamış olsaydı Nâzım Hikmet hapse girmezdi ve o kadar hapiste kalmazdı.’”

Halil Berktay, “asr-ı saadet”çilik olarak adlandırıyor bunu. Eleştiriyor. Neden mi? Nâzım 17 Ocak 1938’de gözaltına alınır, iki gün sonra tutuklanır. Bu Kara Harp Okulu Davası’ndan 29 Mart’ta on beş yıl yer. Daha sonra Donanma Davası’na dahil edilir –içinde Kerim Korcan’ın da bulunduğu davadır bu. Ağustos’ta bir yirmi yıl da Donanma’dan yer. Gelelim Atatürk’e: “İlk siroz teşhisinin 22 Ocak’ta konmasına karşın, hemen hep ortalıktaydı. Ankara’daki 19 Mayıs kutlamalarına katıldı. Hatay sorunuyla uğraştı. Mersin ve Adana’ya gidip askerî gövde gösterilerini yönetti. Haziran ve Temmuz aylarını Savarona yatında geçirdi. Eylül ve Ekim’de durumu ağırlaştığında dahi önemli konuşmalarını dikte etmeyi sürdürdü. Bırakın hayatta olmamayı; neler döndüğünü bilmemesi olanaksızdı.”

Velhasıl, şair, Atatürk’ü arkalayayım derken şaire kıymış. E, şair bunu yaparsa…

Diğerleri

İYİ Kİ OYNAMAMIŞIZ! Karabatak, Sayı: 30, Ocak-Şubat 2017

ŞEHİR VE ÖLÇÜ* 23 Kasım 2017

YAYIMLANMAYAN RÖPORTAJ Karabatak, Sayı: 29, Kasım-Aralık 2016

KONUŞACAKSAK EĞER Karabatak, Sayı: 28, Eylül-Ekim 2016

BAZI İNSANLAR BAZI KELİMELERDEKİ Karabatak Sayı: 26, Mayıs-Haziran 2016

SANAT, MİMAR, MEMUR Karabatak Sayı: 25, Mart-Nisan 2016

DÜZGÜN İŞ YAPAMAYIŞIMIZ Karabatak, Sayı: 24, Ocak-Şubat 2016

ŞEHRİN TAŞLARI Karabatak, Sayı: 23, Kasım-Aralık 2015

RESMİ BIRAKIRIM Karabatak, Sayı: 22, Eylül-Ekim 2015

ADSIZ LALELER Karabatak, Sayı: 21, Temmuz-Ağustos 2015

17 AĞUSTOS'UN İLK YILDÖNÜMÜ VE SİVİLLİK Bilgi, Sayı: 3, 2000/2

HALDUN TANER'İ HATIRLAMAK Yeni Şafak Kitap, 13 Temmuz 2015, Sayı: 100

CÜMLE, BAĞLAM, ÖZDEYİŞ Karabatak, Sayı:20, Mayıs-Haziran 2015

SADE TÜRKÇE KARŞISINDA ÖZ TÜRKÇECİLER Karabatak, Sayı: 19, Mart-Nisan 2015

HALDUN TANER VE "KEŞANLI ALİ DESTANI" .tr dergisi, Sayı: 1, Mart-Nisan 2015

MÜNAZARALARLA GELİNEN Karabatak, Sayı: 18, Ocak-Şubat 2015

HALK VE MODERNLER Son Yeni Biçem, Sayı: 51, Temmuz 1997

ORHAN KEMAL: SADE DİLİN USTASI  Kitap Zamanı, Sayı: 104, 1 Eylül 2014

SANAYİ, FUTBOL VE SÜS BİBERİ EDEBİYAT  Düşler Öyküler, 1997

"CER HOCASI" VE FATİH'İN FOTOĞRAFI  E, Sayı: 7, Ekim 1999
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net