Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
GORKİ'NİN HAYATINDAN ON YIL 28 Temmuz 2016

 

 

Maksim Gorki (1868-1936) sosyalist geçekçi edebiyatın öncü Sovyet/Rus yazarı. Devrim’e adadığı Ana romanını henüz yazmamıştır, 1902’de Rusya Edebiyat Akademisi’ne seçilir; ancak Çar II. Nikolay buna izin vermez; Anton Çehov’la Vladimir Korolenko da Akademi’den ayrılarak Çar’ı protesto ederler. Gorki sadece yazar değil, ayrıca politik eylemci de. Çar rejimine karşı çıktığı için birçok kez tutuklandığı gibi yol arkadaşlarıyla da –Lenin ve Stalin dahil- zaman zaman arası açılır.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne resmi üyeliği 1905’tedir. O sıralarda hükümet de sosyalist propagandaya karşı Ohrana ajanlarının denetiminde işçi örgütleri yaratma peşindedir. Bu ajanlardan biri olan Peder Georgi Gapon da Petersburg’taki fabrika işçileri arasında büyük bir örgüt kurar ve işçileri Çar’ın merhametine inandırır, dahası 9 Ocak 1905 Pazar günü de büyük bir yürüyüş için karar verir. İşçiler dinî sancaklar arkasında karıları ve çocuklarıyla yürüyüşe geçecek, Çar’a kendilerini himaye etmesini ve Kurucu Meclis’in evrensel oy hakkıyla seçilmesini isteyen bir dilekçe vereceklerdir. Çar II. Nikolay, Tsarskoye Selo’dadır Petersburg’a gelmez, şehre erken erken gayet fazla askerî birlik yerleştirilmiş olması da hayra alamet değildir. Gorki bunu öğrenir öğrenmez siyaset ve edebiyatın önde gelen isimlerinden oluşmuş bir heyetle İçişleri Bakanı Sergey Vite’ye çıkar, yürüyüşün masumane olduğunu, Kışlık Saray çevresinde yoğunlaştırılmış birliklerin çekilmeleri gerektiğini anlatır. Vite dinlemez.  9 Ocak günü silahsız kalabalık, askerî birliklerle karşı karşıya gelir. İşçilerin safları Kazak saldırısıyla yarılır, işçiler tekrar toparlanırken askerler üzerlerine ateş açar. İşçilerden geriye kalan, yüzlerce ölüdür.

Bu Kanlı Pazar’ın ardından Gorki heyet üyelerince de imzalanmak üzere kamuoyu açıklaması yazar, “Rusya’nın bütün yurttaşlarını otokrasiye karşı derhal, dirençle ve kardeşçe mücadele başlatmaya” çağırır. Müsveddedeki el yazısı Gorki’yi ele verir. Tutuklanması Rusya’da protesto dalgası başlatır. Dünya Gorki’nin serbest bırakılması için Rusya’yı sıkıştırır. Bir ay yattıktan sonra on bin ruble kefaletle salıverilir Gorki.

Bolşeviklerin ilk legal gazetesi “Yeni Hayat” da o yıl çıkar. Gerekli paranın bir bölümünü Gorki verir –kendine ait bir yayımevi vardır:  “Bilgi”; ayrıca telif geliri de haylidir.  Lenin’le yüz yüze gelmesi de o yıldır. Rejimin çöküşünü hızlandırmak için sürgünden henüz dönmüştür Lenin, karşılaşmaları Kasım’da olur. Şöyle yazar, sonra: “Kısa boyluydu, gözlerinde alaycı bir bakış vardı. Bense uzun boylu ve şekilsizdim, yüzüm ve duruşum bir Mordvininki gibiydi.” Burjuvaziyi sert mi sert eleştiren Gorki’ye hayranlık duyar Lenin; lakin kimi burjuvalara duygusal yakınlık göstermesinden de hiç hoşlanmaz. Gorki “Yeni Hayat”ın gerçekten demokrat olmasından yanadır; bu yüzden yazı kadrosunda inançlı Bolşeviklerin hem de militan olmayan solcu yazarların yer alması gerektiğini düşünür.  Lenin ise partili olmayanların gazeteden çıkarılmasını ister. “Yeni Hayat” 2 Aralık’ta hükümet tarafından kapatılır, mücadeledeki yerini legal, illegal başka yayınlar alır.   

7 Aralık’ta Bolşeviklerin başlattığı genel grev Moskova’da hayatı felce uğratır. Gorki grevcilere silah dağıtılmasına yardımcı olur. Dairesi, sokak çatışmaları örgütlemekte kullanılan bir harekât merkezi gibidir. Hükümet güçleriyle ilk çarpışmalar sert ve kanlı geçer. Barikatlar direnir. Çatışma tüm Moskova’ya yayılır. 10 Aralık’ta bazı alaylarda toplantılar yapılır; kimi birlikler ayaklanmacılara sıcak baktıklarını saklamaz. Moskova garnizonu güvenilir olmaktan çıkar; hükümet 16 Aralık’ta Petersburg’dan, ağır silahlarla donatılmış Semionovski alayını gönderir. Ayaklanma üç gün içinde bastırılır; geriye kalan, binlerce ölü ve yaralıdır.

Moskova sakindir. Nefes alması rahatlaşır, fakat büyük bir tehlike mi atlattığı, yoksa siyasal yenilenme şansını mı kaçırdığı belli değildir. Duma toplanma ve basın özgürlüğü getirmiş, “Japonya ile yapılan rezilce savaşı sona erdirmişti” ama Gorki’nin kaleme aldığı bildiri el altından dolaştırılmaktadır: “Kayıp verdiyse de proletarya yenilmedi. Devrim umutla güçlendi, liderleri önemli ölçüde çoğaldı. Rus proletaryası kesin zafer yolundadır, çünkü ülkede ahlakı sağlam, zihni berrak ve geleceğinden emin tek sınıftır.”

Gorki Rusya’da gereklidir ama kişisel durumu da gittikçe tehlikeli hal alır. Bolşevik arkadaşları ABD’ye gitmesini önerirler. Düşünürler ki Gorki uluslararası ününden yararlanarak orada parti için para toplayabilir. 1903’te yedi yıl evlilikten sonra iki çocuğunun annesi Ekaterina Peşkov’dan ayrılmıştır Gorki’nin hayatında birkaç dil bilen Maria Andreyeva vardır şimdi; birlikte gizlice ülkeden ayrılırlar. 1906 Şubat’ında Finlandiya’dadırlar.  Daha sora Almanya’ya, Fransa’ya geçerler. Avrupa Gorki’yi keşfetmiştir, kitapları okunmakta, oyunları izlenmektedir. Alman tiyatrosunun büyük yönetmeni Max Reinhardt Gorki yararına bir gece düzenler; Gorki sahnede göründüğünde seyirciler onu ayağa kalkarak selamlar, hayranlıklarını “Hoch!” diye bağırarak gösterirler.      

Rus-Japon savaşı yüzünden iflasın eşiğine gelen Rus hükümeti Batı ülkeleriyle görüşmekte, borç para peşinde koşmaktadır o sıralar. Gorki’nin görevi çarlık rejimine ve isteklerine karşı kamuoyu oluşturmaktır. Jean Jaurès’in yönetiminde çıkan “L’Humanité”de 9 Nisan’da bir yazısı çıkar: “Rus Hükümetine Tek Kuruş Yok”. Bu yazı, üyeleri arasında Anatole France’ın da bulunduğu Rus Halkının Dostları Derneği tarafından coşkuyla onaylanır.      

1906 Nisan’ında Cherbourg’dan gemiyle New York’a hareket ederler. ABD günleri tatsız geçer. Gorki sevmez ABD’yi, Eylül 1907’de New York’tan İtalya’ya doğru yola çıkarlar. Gorki İtalya’da bir fatih gibi karşılanır, Napoli’den de yedi yıl kalacakları Capri adasına geçerler. 

1913 yılı Romanof hanedanının üç yüzüncü yıldönümüdür. Çar II. Nikolay kısmî bir siyasî af ilan eder. Ülkesine dönme arzusu ile döndüğünde tutuklanabileceği korkusu çekişir içinde; dostlarına danışır Gorki. Lenin, “Devrimci bir yazar için Rusya içinde seyahat Romanof A.Ş’ye daha da güçlü, yüz kat daha güçlü bir darbe indirme şansı demektir” der.     

1913 yılı Aralık ayının sonlarında otobiyografisinin ilk cildi Çocukluğum’un müsveddeleri bavulunda olmak üzere yurduna döner.  Dönüşü, rejim karşıtlarınca coşkuyla karşılanır. Polis izlemeye alır Gorki’yi hemen. Ama yaklaşan savaşın farkındadır herkes, Gorki bunu şöyle yazar: “Büyük fırtınalar vaat eden bulutların Rusya üzerinde yine toplanmaya başladığını kimse inkâr edemez.” Avusturya-Macaristan tahtının varisi Saraybosna’da öldürülünce Viyana Sırbistan’a ültimatom çeker, ittifaklar kurulur, Rusya ve Avusturya’da seferberlik ilan edilir, 1914’in 19 Temmuz’unda (Gregoryen takvimine göre 1 Ağustos) Almanya Rusya’ya savaş ilan eder. Gorki şöyle yazar: “Kesin olan tek bir şey var: Tüm dünyayı kaplayan bir trajedinin ilk perdesine giriyoruz.”  

Troyat’nın diliyle: “I. Dünya Savaşı, Sosyalist Devrimci ve Sosyal Demokrat partilerde derin bir bölünmeye yol açtı. Rus Marksizminin manevi babası Plehanov, Rus sosyal demokrasisinin kurucuları Vera Zasuliç ile Lev Deutsch ve anarşist önder Kropotkin’in başını çektiği bir hizip, Alman emperyalizmine karşı Rusya’yı savunmayı koşulsuz olarak destekliyordu. Onlara ‘sosyal şovenler’ adını takan Lenin ile yandaşları Zinovyev ve Buharin ise ‘bozgunculuğu’ tercih ediyor ve Rusya’da devrimi başlatacağına inandıkları Alman zaferine güveniyordu.

“Birkaç gün tereddüt ettikten sonra Gorki, tüm kalbiyle ‘bozguncular’ın yanında yer aldı. ...halkların barış istemesine rağmen, savaşların hükümetlerce kışkırtıldığı yolundaki inancı nedeniyle ... yurtseverlik heyecanını alaya alıyordu. (...) Çar’ın suçları bir çırpıda unutulmuş ve kalabalıklar, ikonlarla bayrağın önünde hararetle toplanıp yekvücut olmuştu. Almanlar canavar, Ruslar da masum birer kuzuydu.”

 

Bu yazı için yararlanılan tek kaynak Henri Troyat’nın Gorki biyografisidir: Çev: Özden Arıkan, Telos, İstanbul, 1991, s. 127-139, 142-148, 163, 167-168.

Diğerleri

KİRLİ İŞ 14 Kasım 2017

III. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI 14 Mart 2017

GORKİ'NİN HAYATINDAN ON YIL 28 Temmuz 2016

FUARLAR VE MALATYA 14 Mayıs 2016

"GENÇLER! KIRMIZI GÜLLER!" 28 Ekim 2015

KENT VE KENTLEŞME 28 Ağustos 2015

EDEBİYATLA 84 YIL 14 Ağustos 2015

AHMET VEFİK PAŞA 28 Temmuz 2015

NALBUR 14 Temmuz 2015

SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

ÜÇ ALINTI yahut NEDEN BÖYLE OLDU 14 Haziran 2015

KÜRTLER 28 Mayıs 2015

ÇİNGENELER 14 Mayıs 2015

KIRSALDA YAŞANMAZ 28 Mart 2015

YAŞAR KEMAL'Lİ BİRKAÇ HİKÂYE 14 Mart 2015

İKİ TAYYARECİ 14 Şubat 2015

ÂFET ILGAZ İÇİN 28 Ocak 2015

HATÂYÎ 14 Ocak 2015

GELELİM FATİH'E 28 Aralık 2014

İHTİLAL 14 Aralık 2014
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net