Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
KİRLİ İŞ 14 Kasım 2017

 

Sekiz ay dolmuş, bitmiş; III. Millî Kültür Şûrası vesile olmuş “yeni bir hırsızlık”tan söz etmiştim; unutmuşsunuzdur, hatırlatayım: telif haklarına tecavüz. En kaba ama en yaygın örneği de şu: fotokopi veya dijital kopyalama yollarıyla kitap çoğaltmak. 5846 sayılı Sanat ve Fikir Eserleri Kanunu’nca bir kitabın bandrolsüz olarak basılması, piyasaya sunulması, dağıtılması veya ticarî amaçla satın alınması yahut kabul edilmesi nasıl yasak ve suç ise, bir kitabın bu sürece fotokopi edilerek sokulması da yasaktır. Suçtur. Cezası beş yıla kadar hapis ve beş bine kadar günün para karşılığıdır.

Evet, anladım, bandrolsüz kitap, yazardan, devletten habersiz yapılmış kitaptır. Korsandır. Kaçak yayındır.  Ama kitabı fotokopi etmek neden suç olur ki, hele fotokopici vergi mükellefiyse, vergisini veriyorsa? Böyle düşüneniniz yoktur ama zihnin bundan sonra da kaymaması için anlatayım: Efendim bir kitap, yazarın, çevirmenin, yayınevinin, kâğıtçının, matbaacının ve yanlarında çalışanların emeğiyle oluşur. Kitabın içeriği, yazara; başka dile aktarılması çevirmene aittir. Bu, “eser”dir. Ele alınmaz, tutulmaz, görülmez. Yayımcı, kâğıtçı, matbaacı ve çalışanları; “eser”i, basılmış sayfalar hâline getirirler önce; sonra da bunları ciltli veya ciltsiz bir araya toplarlar. Bu da “kitap”tır. Somuttur. Diyeceğim, bir kitapta onca kişinin hakkı vardır; fotokopi edilmiş bir kitap, bu insanları hak kaybına uğratır. Bir çeşit “hırsızlık” dediğim, bu. Kopyalama yoluyla kitap çoğaltmak, işte bunun için: hak sahiplerini korumak, haksız kazancı önlemek için yasaktır. Suçtur.

Bu konuda düzenlediğim bir afişi, Eylül ayında “facebook”ta paylaştım; şakacı bir Adapazarlı da sormuş: “Biz pdf okuyoruz hocam, caiz midir?”  

İlahi! Meğer pdf’nin de ötesi varmış. Bilmiyordum. Şûra’da anlattılar, anlatırlarken anladım, ama anlatamam ki. Karışık bir şeyler. Hepsi de daha hızlı ve daha geniş kopyalama için bulunmuş kolaylıklar. Tekniği kullanmak, ondan yararlanmak iyi de, hoş da; hoş olmayan, telif haklarına tecavüz. Fakat bu kirli iş, bütün karışıklığına rağmen kendi dijital mantığı içinde kontrole de alınabiliyormuş. Bulunduğum komisyonda her yönden konuşuldu bunlar; Bakan’a şifahen söylendiği gibi komisyon raporuna da alındı, izleyenlere diğer komisyon raporlarıyla birlikte sunuldu, III. Millî Kültür Şûrası Sonuç Raporu olarak Bakan Nabi Avcı tarafından da okundu.

Durumu bilen şakacılar, içlerinden şöyle diyordur: Hocam, pdf dosyaları ordan oraya uçup gidiyor, siz ne anlatıyorsunuz!

Evlat, pdf sana caiz! Biz oraya gelmedik. Ufak oynuyoruz.

Şûra’da öğrendim: akademik yayınlarda fotokopi ve dijital çoğaltma yöntemleriyle uğranılan hak kayıpları yüzde 90’lara varmış. Bu, akademik yayının ancak yüzde 10’u kontrol altında demek. Yani, bugün hocanın eline “eser”inden geçen, yayımcının da “kitap” aşamasındaki emeğinden kazancı, aslında olması gerekenin ancak yüzde 10’udur. Bunun dokuz katı, kontrolsüz bırakılmış dijital kopyacıların elinde.

Üniversiteler uyusun!

Hoca yazacak, yayımcı kitaplaştıracak; dijital kopyalama operatörümüz de o kitabın bir tekinden bir kopya alıp Flaş Bellek’te daha önce yedeklenmiş onlarca, yüzlerce dosyanın –yani kitabın- yanına bunu da ekleyecek; sipariş alındığında, Flaş Bellek, pantolonun saat cebinden çıkarılıp fotokopi makinesine sürülecek, istenen hangi kitapsa bellekten bulunup sonra bas babam bas! E, hani dokuz katıydı kayıp? Öyle. Akademik yayının da az satılanı, çok satılanı var. Dokuz, hepsinin ortalaması. Bu da az değil. Düşünün, dokuz kopya dokuz kitap demek. Hocasınız, alanınızla ilgili yazmışsınız; yayımcı da satılacağı umuduyla kitap yapmış, işte öğrencinin elinde olması gereken bu dokuz kitap şimdi depoda.

Dokuz kitap için mi uğraşıyorum? Evet. Ama akademik yayınların her birinden dokuzar kitap. Diyelim, akademik yayınların tümü, dalları ayrı, yazarları ayrı, adları ayrı... 5000 çeşit kitap; bunların her birinden ortalama dokuzar fotokopi alınması, toplamda 4500 kitabın gayrimeşru yoldan dolaşıma sokulması demek. Yazara, yayımcıya, dağıtımcıya, kitapçıya, yani meşru yolun insanlarına kalan da 500 kitap.

Üniversite, akademik yayını fotokopiden kurtarmak için girişimde bulunmak zorunda.

Aksi halde ne kitap kalacak, ne hoca, ne de üniversite.

Yayımcılar uyusun! Sokağa inip kitaplarının takipçisi olmasınlar sakın! Oysa en yakınlarındaki üniversiteye şöyle bir on dakika uğrasalar, görecekleri onlara yetecek, çözüm için yola çıkacaklar, ama sakın Kültür ve Turizm İl Müdürlüklerine değil, destek alamayacaklardır, doğrudan Bakanlığa gitmeli, Bakan’a çıkmalılar.

Diğerleri

KİRLİ İŞ 14 Kasım 2017

III. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI 14 Mart 2017

GORKİ'NİN HAYATINDAN ON YIL 28 Temmuz 2016

FUARLAR VE MALATYA 14 Mayıs 2016

"GENÇLER! KIRMIZI GÜLLER!" 28 Ekim 2015

KENT VE KENTLEŞME 28 Ağustos 2015

EDEBİYATLA 84 YIL 14 Ağustos 2015

AHMET VEFİK PAŞA 28 Temmuz 2015

NALBUR 14 Temmuz 2015

SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

ÜÇ ALINTI yahut NEDEN BÖYLE OLDU 14 Haziran 2015

KÜRTLER 28 Mayıs 2015

ÇİNGENELER 14 Mayıs 2015

KIRSALDA YAŞANMAZ 28 Mart 2015

YAŞAR KEMAL'Lİ BİRKAÇ HİKÂYE 14 Mart 2015

İKİ TAYYARECİ 14 Şubat 2015

ÂFET ILGAZ İÇİN 28 Ocak 2015

HATÂYÎ 14 Ocak 2015

GELELİM FATİH'E 28 Aralık 2014

İHTİLAL 14 Aralık 2014
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net