Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
KİTABEVLERİ VE DAĞITICILAR 28 Aralık 2017

 

 

Selda Güneysu’nun 20 Aralık 2017 günlü “Cumhuriyet”in Kültür sayfasında yer alan haberi, başlığa şöyle çıkarılmış: “Bakanlığın kitap alımı bütçeye takıldı”. Anladığım, bakanlık kitap satın almak istemiş piyasadan, fakat alamamış –herhalde Meclis’in onayı gerekiyor, Meclis de bu onayı vermemiş.

Böyle değilmiş oysa: “Bunun nedeni bakanlığın 2017 yılına ait bütçe hesabını doldurmuş olması” imiş A! İş değişti: Bakanlık 2017 yılı genel bütçesinde kuruma ayrılan payı harcamış, kitap almaya para kalmamış demek bu. Gerçi Kültür ve Turizm Bakanlığının payı genel bütçenin binde 5’ini ya bulur ya bulmaz, azdır; ama bu payın bir kısmıyla olsun her yıl kitap alınabilir iken bu yıl niçin alınamamıştır? Nerelere harcadılar acaba? Personel giderleri baştadır, onu geçelim. Ziyafetler mi, geziler mi, karşılamalar mı engelledi acaba kitap alımını?

Meğer böyle de değilmiş. Kitap alınmış. Bakanlık “2017 itibarıyla 12 milyon 390 bin TL ile 6 bin 110 çeşit eserden 1 milyon 413 bin 625 kitabın satın alındığını, bu kitapların kütüphanelere gönderme işleminin devam ettiğini” açıklamakta. Haber metninde bu açıklamaya itiraz yok. Verilen sayılar doğru demek. Ayrıca 2017 yılında gerçekleştirilen kitap alımı “tüm zamanların en yüksek” alımı imiş de. Örneğin 2006 yılında ödenen meblağ 1 milyon 119 bin TL, eser çeşidi 1691, kitap adedi de 326 bindir. O günden bugüne meblağ 11-12, kitap çeşidi 3-4, alınan kitap adedi de 4-5 kat artmış yani.    

E, hani nerde kitap alımının bütçeye takılması? Her şey o kadar kör kör parmağım gözüne ki “tüm zamanların en yüksek” kitap alımının gerçekleştirildiği 2017 için sen kalk “Bakanlığın kitap alımı bütçeye takıldı” de, buna gülünür. Böyle habercilik, böyle sığ eleştiri olmaz! Yapılmamalı.

Aynı haber, kitap alınan yayınevi sayısının her yıl arttığına da yer vermiş; bakanlığın bildirdiğine göre bu sayı 2017 yılında 756’ya ulaşmış. Sorgulama buradan başlayabilirdi mesela: Hangi yayınevleridir bunlar? Kaç yıllık geçmişleri vardır? Deneyimleri yeterli midir? Ürünlerine güvenilir mi? İletişim, Metis, Ayrıntı. Remzi, Can, Kırmızı Kedi, Say, Sel, Yordam, İmge, Dost vb yayınevlerinden kitap alınmış mıdır, neler alınmıştır, genel içindeki yerleri yüzde kaçtır?

Bakanlık niçin kitap alır, almak zorunda mıdır? Bunu soran çıkar m? Çıkar. Aklıma geldiğine göre çıkabilir. Kayınvalidem kayınvalidesinden duymuş: Gelin, dermiş, anne karnına dönülebileceğini bile düşün; sakın, dönülmez deme, dönülmez diye yemin de etme. O hesap, bakanlığın kitap alımını gereksiz bulan da çıkabilir. Oysa bakanlık almak zorunda. Bakanlığın halk, çocuk, edebiyat ve müze gibi çeşitli kütüphaneleri vardır, buraları kullananların yararına her yıl kitap alınmalı, süreli yayınlara abone olunmalı ve yanı sıra gerekli araç gereç sağlanmalı ki kültür ve sanattan ve onun çağa uygun kullanımından söz edilebilsin.

Fakat kültür ve sanat dendiğinde neden yayınevleri ile kütüphaneler gelir akla ilkin? Kitabevleri ve kitap dağıtıcıları niçin unutulur? Onların da desteğe ihtiyacı var –hele ki bugün! Niye bugün her zamankinden çok?

Şundan ki kitapları okullara devlet veriyor kaç yıldır. İnternet üzerinden yapılan satışlarda artış var. e-kitap diye ilginç bir oyuncak girdi hayatımıza. AVM’lerde kitabevi zincirlerinin birer şubeleri mutlaka, marketlerde de kitap stantları; ayrıca ilçelere kadar yayılmış fuarlar, fuarlar... A! Bir de korsanlar. Korsanın da iki çeşidi var: Biri kitabın maliyetini kâğıt ve matbaa giderine kadar çekenler –ki bunlar kitabı kitap olarak çoğaltır; diğeri de kitabı fotokopi edenler, yani elinize şeklen bile olsa kitap değil, en iyi ihtimalle ciltlenmiş kâğıt tomarı verenler. İnsafın i’sine bile uzak düşenler, bana göre, fotokopiciler. Onlar matbaacıyı da devreden çıkarıyor çünkü. Hatta kopyalayacakları kitaptan bir tane satın almak gibi mübalağa masrafları, kopyalamak için harcayacakları boş zamanları da yok bu nev-zuhurun. Ortak tarafları da şu: Telif gibi, vergi gibi, işletme gideri gibi kamburlar ikisinde de yok.

Devlet kitapsız üniversite, kitapsız lise, kitapsız ilk ve orta öğretim, kitapsız kütüphane, kitapsız milli eğitim, kitapsız kültür, kitapsız hafıza, kitapsız okur olmaz diyorsa ve bunu içten söylüyorsa kitabevlerini, dağıtım ve yayınevlerini hem desteklemek hem de korsanlara karşı korumak zorunda; yoksa durum gerçekten vahim.

Diğerleri

KİTABEVLERİ VE DAĞITICILAR 28 Aralık 2017

KİRLİ İŞ 14 Kasım 2017

III. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI 14 Mart 2017

GORKİ'NİN HAYATINDAN ON YIL 28 Temmuz 2016

FUARLAR VE MALATYA 14 Mayıs 2016

"GENÇLER! KIRMIZI GÜLLER!" 28 Ekim 2015

KENT VE KENTLEŞME 28 Ağustos 2015

EDEBİYATLA 84 YIL 14 Ağustos 2015

AHMET VEFİK PAŞA 28 Temmuz 2015

NALBUR 14 Temmuz 2015

SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

ÜÇ ALINTI yahut NEDEN BÖYLE OLDU 14 Haziran 2015

KÜRTLER 28 Mayıs 2015

ÇİNGENELER 14 Mayıs 2015

KIRSALDA YAŞANMAZ 28 Mart 2015

YAŞAR KEMAL'Lİ BİRKAÇ HİKÂYE 14 Mart 2015

İKİ TAYYARECİ 14 Şubat 2015

ÂFET ILGAZ İÇİN 28 Ocak 2015

HATÂYÎ 14 Ocak 2015

GELELİM FATİH'E 28 Aralık 2014
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net