Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
ULUSLARARASI MECLİS 28 Kasım 2018

 

Ömer Seyfettin’i nasıl bilirsiniz? Türkçü. Milliyetçi.

İtalyanların Trablusgarp”ı işgal ettikleri akşam, Grazia adlı bir İtalyan’la evli Kenan Bey de Selanik’te işgalin etkisiyle, yanlışını görüp uyanmakta, zihnen, kendine, Bursa’daki baba evine dönmektedir. İnanır ki emperyalizm günü geldiğinde Türkiye’yi parçalamayı da deneyecektir. “Primo Türk Çocuğu” yazarın bu dönüşü anlatan en uç hikâyesidir; Ömer Seyfettin de galiba gelecek büyük savaşın Türkiye’yi parçalamak niyetiyle yapılacağını düşünür.

Böylesi keskinlikte bir yazarın Harb-i Umumî’den sonra 5 Aralık 1918’de, Tercüman-ı Hakikat’te “Haricî Meşrutiyet” başlıklı yazısı çıkar –ki bu yazı Nazım H. Polat tarafından bulunup külliyata katılmıştır.

Yazıyı okuduğumda şaşırmıştım; dedikleri doğru Ömer Seyfettin’in, ama ondan beklenir doğrular değildi bunlar. Ömer Seyfettin: İslamcı, Milliyetçi ve Modernist Bir Yazar adlı çalışmamda bakınız neler yazmışım:

 

“Dünya Savaşı’nın bir başka sonucu da Milletler Cemiyeti’nin teşkilidir. Bunu, ‘Haricî Meşrutiyet’te ‘meşrutiyet’ kavramı üzerinden işler Ömer Seyfettin. Millet, siyasî gücün üstünde bir değer kazandığında meşrutiyet doğar. Meşrutiyet, padişahın veya kralın yerini meclis’in alması demek. İşte Milletler Cemiyeti içerdeki bu meşrutiyetin dünyaya taşınması, yani ‘devletin, hukuku kendi fevkinde [üzerinde] görmesi’ demek. Bu ‘global’ meşrutiyetin koyu milliyetçilikle bağdaşması güç. Nitekim: ‘Almanlar’ın ‘devlet her şeyin fevkinde!’ ... düsturları malumdur. Alman hukukçularına göre devlet her şeyin fevkinde olduğu gibi tabii hukukun da fevkindedir.’

“Sadece Almanlar için mi böyle?

“Devletler şimdiye kadar haricen mutlakıyetlerini büyük bir kıskançlıkla muhafazaya çalışmışlardır. ‘Devletin hâkimiyeti mutlaktır, tenkit olunamaz!’ diye bu haricî meşrutiyeti kabul etmemişlerdir.’

“Konuya Ömer Seyfettin’in sıcak baktığı açık. Hele şu satırlarda: ‘Devlet de fert gibi hukuk karşısında boynunu eğmeli, fert gibi mahkemelik olmalı, hakkında beynelmilel bir mahkeme tarafından verilecek hüküm tatbik edilebilmelidir.’

“Dahası, devletlerin kişiler tarafından bile mahkemeye verilebileceğini düşünür Ömer Seyfettin, böyle bir durumda, devletlerin de uymasını ister: ‘Hatta (mahkemeye) bu davet değil bir devlet tarafından, bir şirket, bir fert tarafından da vuku bulsa icabet vacip olmalıdır [gereken yapılmalıdır]’”

Hukuku, uluslararasında bile devletin üzerinde gören bir Ömer Seyfettin... Şaşırılmaz mı?

 

Diğerleri

ULUSLARARASI MECLİS 28 Kasım 2018

KİTABEVLERİ VE DAĞITICILAR 28 Aralık 2017

KİRLİ İŞ 14 Kasım 2017

III. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI 14 Mart 2017

GORKİ'NİN HAYATINDAN ON YIL 28 Temmuz 2016

FUARLAR VE MALATYA 14 Mayıs 2016

"GENÇLER! KIRMIZI GÜLLER!" 28 Ekim 2015

KENT VE KENTLEŞME 28 Ağustos 2015

EDEBİYATLA 84 YIL 14 Ağustos 2015

AHMET VEFİK PAŞA 28 Temmuz 2015

NALBUR 14 Temmuz 2015

SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

ÜÇ ALINTI yahut NEDEN BÖYLE OLDU 14 Haziran 2015

KÜRTLER 28 Mayıs 2015

ÇİNGENELER 14 Mayıs 2015

KIRSALDA YAŞANMAZ 28 Mart 2015

YAŞAR KEMAL'Lİ BİRKAÇ HİKÂYE 14 Mart 2015

İKİ TAYYARECİ 14 Şubat 2015

ÂFET ILGAZ İÇİN 28 Ocak 2015

HATÂYÎ 14 Ocak 2015
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net