Ana Sayfa Biyografi Öyküler 14/28 Ada'dan Yazılar Söyleşiler Kitaplar Hakkımda Tez Albüm İletişim
Son Eklenenler
Önerdiklerim
İÇİM ACIYOR 22 Aralık 2018

 

Bizim Sakarya gazetesi; mevcut imkânı atıl tutmayıp çeşitli kültür sanat etkinliklerine açan; rağbetten düşmüş kültür varlıklarını da yenileştirip hem eski itibarlarına kavuşturan, hem de bu mekânları etkinlikler ve etkinlik grupları için kullanılır kılan Zeki Toçoğlu’nu on yıldır yaptığı Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bitirirken “Soru Yağmuru”na tutmuş.

Şehrin onlarca sorunu var: Altyapı. Su. Çevre. Atıklar. Gelirler. Kaynak. Ulaşım. Mimari. Sanayi. Emniyet. Ve bunlar gibi ana başlıklar altında toplanır belki daha yüzlerce sorun. Ben bunları dert etmem; ne eksik oluşlarına üzülür ne de tamlıklarına sevinirim. Bir şehirde sinema, tiyatro, kitap, kütüphane var mı; insanlar korkmadan okuyabiliyor, düşüncelerini hürriyet içinde dile getirebiliyor mu; belediyesi şu bu demeden güzel sanatların –klasikten moderne heykel de dâhil- hepsi için atölye açıyor, çalışmak isteyen herkesi şucu bucu demeden hobi gruplarına yazıyor, iyi yetişmeleri için dallarının ustalarından hocalık yardımı alıyor mu ben ona bakarım.

Sanat önemli, diğerleri olmasa da olur şeyler mi, gerçekten böyle mi düşünüyorum? O kadar da değil! Ama ötekiler maliyeti şu kadar milyon lirayı bulan proje, şu kadar milyon liralık yatırım, yol uzunluğu toplam şu kadar kilometreye varmış asfalt dökümü gibi hep sayılarla anlatılan performanslar. Ben sözelciyim. Ayrıca bu tür akçeli işler herkesin takibinde, bana ihtiyaç yok, ayakaltında dolaşmış olurum.

Nitekim Bizim Sakarya genel müdürü Özgür Arık’ın Toçoğlu’na sorusuyla başlıyor “Soru Yağmuru”: “İçinizde kalan, yapmayı çok arzu edip yapamadığınız herhangi bir şey var mı?” Toçoğlu, benimsediği belediyecilik anlayışının farklı oluşuna değiniyor önce: “Şehirler insanlar içindir, yayalar içindir.” Bunu açıyor: “Havası temiz, suyu temiz, çevresi temiz bir şehir hayal ettik. ...bu şehir için çalıştık. Gösterişli, şaşaalı binalar düşünmedik.” Ve sözü, gerçekleştirilememesi “insan” odaklı belediyeciliği benimsemiş bir başkanı en çok üzen şeyin ne olduğuna getiriyor: “Kültür Merkezi’nin projesini bitirdik ama kendisini bitiremedik.” Başkan’ı üzen, bu. Bizim Sakarya, öyle sessiz kalıyor ki bu konuda, şimdi ben merak ediyorum: Bizim Sakarya, hakikat ne düşünüyor?

Ama Sakaryaspor derin mesele. Paraya ihtiyacı var, “Şehrin büyük işyerlerini bu anlamda biraz hareketlendirmek mümkün değil mi?” diye soruluyor Başkan’a, “Denedik daha önce” diyor Başkan, kimsenin yardımcı olmadığını söylüyor. Kaç defa gidilmiş Toyota’ya, stadın etrafına Toyota da yazılmış, alınan para 250 bin lira. Sportoto’dan alınan da iki taksitle ancak 500 bin lira. “Gidebildiğimiz adam sayısı da sınırlı” diyor Başkan “Herkese gidemiyoruz. Ben şu an belediye başkanıyım, bana şu anda bir gecede 1 milyon lira verecek adam var. Ama benim de sonra bu adamın işini görmem lazım. O göreceğim iş de bu şehre yararlı bir iş değil.” Hal böyleyken yine de yapılanlar var: Stat mesela. 28 bin seyirci kapasiteli stat. Buradan basketbole geçiyor Başkan. “Basketbol mü biliyordu millet burada? Süper Lig’de oynuyoruz. Avrupa kupalarında oynadık.” Bizim Sakarya’dan geçmişi de bilen bir köşecinin itirazı var: “O kadar büyük stada 4 milyonluk bütçe yapıldı. Büyükşehir’n 10-15 sene önce Sakaryaspor’a 25 milyon bütçe yaptığını biliyoruz.” Toçoğlu soruyor: “25 milyon bütçe yapılmış da ne olmuş?” Gazeteci, Süper Lig’e çıkıldığını hatırlatıyor. Toçoğlu tekrar soruyor: “Ona bütçe mi diyorsun? Nerde yapılmış 25 milyon bütçe?” Gazetecinin hatırlattığı bu defa Aziz Duran oluyor. Toçoğlu da Sakaryaspor’un o günkü borcunun bugün ödenmekte olduğunu hatırlatıyor.

Devamı da var, ama devamını sporun ticarileştirilmesine karşı gelmeden konuşmak anlamsız.

Konutlaşma da öyle: Akçeli işlerden. Oysa bunun “ranttan ziyade ihtiyaca yönelik gitmesi” gerekir. Bu sıkıntıyı en çok Sapanca’dan çektiğini, benzerini de Serdivan’da yaşadığını söylüyor Toçoğlu. ”O gördüğünüz yamaçları biz imara kapatmıştık, eğimden ve zeminden dolayı... Ama bakanlığa müracaat ediyorlar...” diyor. Kim onlar? Yamaçlarda yerleri olanlar. Adam geliyor, “Benim yerimi imara açalım” diyormuş; açmakla, konutla bitmiyor ki mesele, yol açmak, okul, cami, çarşı yeri falan belirlemek lazım... Sımsıkı direniyorsunuz. Ama adam Ankara’ya gidiyor, Bakanlık’tan “önlemli alan” diye bir şey çıkarıp geliyor, reddettiğinizi yaptırmak zorunda bırakıyormuş sizi.

Anladığım, Sapanca’nın o canım silueti henüz ayakta, ama bu yetki karmaşasında oralar da çok geçmeden Kurtköy gibi betonlaşacak. İçim acıyor! Merkez, kendi kontrolünde bir çarçur mekanizması kurmuş, bunu da yerel yönetimler üzerinden yapıp kendini gizlide tutuyor. Yerele düşen, sadece ve sadece merkezin maşası olmak. E, bunu da herkes çeker mi!

Özgür, soruyor: “Aday gösterilmediğiniz için bir burukluk hissediyor musunuz?”. Zeki Toçoğlu’nun cevabı gayet içten ve gayet açık: “Biz sonuçta insanız. Hepimizde nefis var.” Şadi’nin (Tanış) sorusu: “Sivil hayatınıza dair bir planınız var mı?” Toçoğlu’nun cevabı gayet yerinde, gayet olgun, ama yine de içimi acıtıyor: “Siyaset defterini kapattım. Çoluğumla çocuğumla vakit geçireceğim. Ben bu işleri zaten çok büyük bir hırsla yapan bir insan değilim.”

Vallahi öyle! Çok yaşayınız Zeki Toçoğlu!

 

Diğerleri

ŞEHİR VE ADA ÇIKARKEN 12 Mart 2019

ÜNAL OZAN'DAN REFAH'A, AKP'YE 12 Ocak 2019

EKREM YÜCE HAZIR DEĞİL 2 Ocak 2019

İÇİM ACIYOR 22 Aralık 2018

ZEKİ TOÇOĞLU İÇİN 2 Aralık 2018

SUZAN ORHAN'IN "SOKAK ARASI" FOTOĞRAFLARI 2 Eylül 2018

KİTAPÇILIK CAN ÇEKİŞİYOR 12 Temmuz 2018

"SAİT FAİK" ÜZERİNE* 12 Ocak 2018

ŞEYTAN DÜRTÜYOR 22 Aralık 2017

ÇAVDAR UNUNDAN BAKLAVA 2 Aralık 2017

YENİ BİR HIRSIZLIK 22 Mart 2017

ŞÛRA ÜSTÜNE 12 Mart 2017

PERŞEMBELER 2 Ocak 2017

SERTİFİKA 2 Ekim 2016

BİZİ AYAKTA TUTAN 22 Temmuz 2016

AYAĞINIZ YERDEN KESİLMEK ÜZEREYKEN 02 Temmuz 2016

PERDE GAZELİ 02 Mayıs 2016

ENGİN 22 Eylül 2015

EYLÜL GELDİ Mİ 2 Eylül 2015

AYIN İLK PERŞEMBESİ 22 Ağustos 2015
 
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kitaplar
COPYRIGHT 2010 © Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz.
Networkbil.Net