Menü
HANGİ DİLİN BAYRAMI?  24 Eylül 2002
Yeni Sakarya Yazıları 2002 • HANGİ DİLİN BAYRAMI?  24 Eylül 2002

HANGİ DİLİN BAYRAMI?  24 Eylül 2002

 
 
26 Eylül, önemli bir tarih. Hele 2002’nin 26 Eylül’ü fazlasıyla önemli.
Dil Bayramı’nın 70. yıldönümü çünkü.
İyi de yetmiş yıl öncesine kadar konuşulan dil hangi dildi?
Gelin bunu söyleşelim.
1923’te Cumhuriyet kurulur. Niyet modern, çağdaş, laik bir toplum/ulus yaratmak. 1928 Nisan’ındaki Anayasa değişikliği bunu apaçık gösterir. Nedir değişiklik? Anayasa’nın 2. maddesi o yıla kadar “Türkiye Devleti’nin dini İslam ve resmi dili Türkçe’dir...” iken maddedeki İslami öz bu değişiklikle kaldırılır. Buna bağlı olarak da hemen ertesi ay dile el atılır. İlk adımı Harf Devrimi.
Aşaması ilginç: TBMM’nin 20 Mayıs 1928 Pazar günkü oturumunda uluslararası sayılar görüşülürken Kastamonu mebusu Hasan Fehmi uluslararası harflerin de kabulünde ne sakınca olacağını güya sorar. Güya diyorum, böyle bir çalışma zaten vardır. Bunu Maarif Vekili Necati Bey dile getirir. Hemen üç gün sonra da Dil Encümeni kurulması kararını alır Bakanlar Kurulu. Encümen 26 Haziran’da toplanır. Alfabe ve gramer komisyonlarına ayrılarak çalışmaya başlar. Ardından Mustafa Kemal’in Sarayburnu söylevi (9 Ağustos) gelir. Peşi sıra da (11 Ağustos) Dolmabahçe Sarayı’nda başlatılan alfabe dersleri. Dersler daha sonra CHP Beyoğlu ilçe merkezinde, İstanbul Erkek Öğretmen Okulu’nda ve İstanbul Radyosu’nda da tekrarlanacak ve zihinler iyice ısıtılacaktır. Meselenin kanuna kavuşması ise -biliyorsunuz- 3 Kasım 1928.
Atlanmaması gereken bir ayrıntı da İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden, Köprülüzade Mehmet Fuat başkanlığındaki bir heyetin aynı yıl içindeki girişimleri. Heyet dinde reform yapılmasını ve ibadet dilinin Türkçeleşmesini ister ve programını yayımlar. Sonuç? Sonuç hemen alınmaz. Taşlar döşenir önce. Okullardan Arapça ve Farsça dersleri kaldırılır Eylül 1929’da. Türk Dili Tetkik Cemiyeti Kurulur Temmuz 1932’de. Sonuç ancak bunlardan sonra alınacak, Kuran, ezan ve kametin Arapça okunması tam on sekiz yıl -Demokratlar’ın iktidarına kadar- yasaklanacaktır.
Türk Dili Tetkik Cemiyeti dedik ya, o az bir beklesin, biraz da Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti’ne göz atalım. Bu cemiyet, 1931 yılında kurulur. Amacı, ulusal tarih yazmak/yaratmak ve bu tarihe ilgi uyandırmak. Yani Osmanlı tarihinden ayrı olacak bu tarih. Özellikle de İslam öncesi döneme uzanacak. Bunlarsa yirmi yıl öncesinden, İttihat ve Terakki’den, daha doğrusu onun ideoloğu Ziya Gökalp’tan beri bilinen niyetler. Neyse. 11 Temmuz 1932’de Birinci Türk Tarih Kongresi toplanır. Kapanış gününde Gazi kimi kongre üyelerini çağırır, Türk dili için de benzer bir cemiyetin kurulmasını önerir onlara ve kendisinin hazırladığı taslak bir programı verir. Hemen ertesi gün, 12 Temmuz 1932’de de Türk Dili Tetkik Cemiyeti -sonraki adıyla Türk Dil Kurumu- kuruluverir.
Aynı yılın 26 Eylül’ünde Dolmabahçe Sarayı’nda toplanır Birinci Türk Dil Kurultayı. Yapılacak işler belirlenir. Buna göre halk dilinden ve eski metinlerden Türkçe sözcükler derlenecektir; bu bir. Türkçe köklerden yeni yeni sözcükler türetilecektir; bu da iki. Niçin? Yabancı kökenli sözcüklerden -bundan Arapça, Farsça sözcükleri anlayın siz- Türkçe’yi kurtarmak için.
26 Eylül o gün bugün Dil Bayramı işte.
Tam on yıl oluyor. Dil Bayramı’nın 60. yılı. Bir panel için çağrı aldım. Eğri konuşurum, bayrama yakışmaz diye düşünüp konuşmak istemediğimi söyledim önce. “Sadeleşmeye karşı mısın?” dendi. Baktım olmayacak, derdimi iyice açıkladım: Sadeleşmeye evet. Ama TDK’nın sözcük devrimciliğine hayır. Bu, öz Türkçecilik. Ben buna karşıyım.
Diyeceksiniz: Sadeleşmeyle öz Türkçecilik birbirinden farklı mı?
Elbette.
Bunu da söyleşiriz. Bugünkü, siftahı olsun.
Lakin başlıktaki soruyu cevaplamanız şartıyla: Bu bayram hangi dilin bayramı?
 
Yeni Sakarya, 24 Eylül 2002

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....