Menü
BERTARAFLARA YAKIŞAN  5 Kasım 2002
Yeni Sakarya Yazıları 2002 • BERTARAFLARA YAKIŞAN  5 Kasım 2002

BERTARAFLARA YAKIŞAN  5 Kasım 2002

 

 

 

“Ecevit olsun, Bahçeli olsun, Mesut Yılmaz olsun gelebilirler mi Adapazarı’na? Bu enkaza, bu şantiyeye gelmeye yüzleri var mı?”

Seçimin hemen öncesindeyiz.  Bunları diyen de yakın beldelerden birinin belediye meclis üyesi. Partisi de Anavatan.

Hızını alamıyor, bombardımana devam:

“Vatandaşla konuşuyorum Hoca’m, kimse bunlara oy vermeyecek. Bunları çizecek bir kalemde, başkalarını seçecek.”

İyi de, bunları bundan önceki seçimde başkalarına kızıp getirmemiş miydik başımıza? Şimdi getireceklerimizi de gelecek seçimde silkelemeyecek miyiz? Hep böyle olmuyor mu?

Bunları söylüyorum. O koca adam, adeta ilk mektepli çocukların ufacık gözleriyle bakıp soruyor:

“N’apmalı o zaman?”

Eskiden bayram yerlerinde “Hasan almaz, basan alır!”cılar olurdu, hatırlayanınız vardır. Üç kişilik ekiptiler bunlar. Biri koltuğunda tabla, diğer ikisi de ellerinde tablanın oturtulacağı üçer ayaklı birer uzun sehpa ile gelir, en kalabalık yere yerleşirlerdi. Tabla aşağı yukarı 50’ye 50 boyutlarında açılır kapanır bir şey. Parçalar birbirine sırttan menteşeli, etekten de kancalı. Sehpalardan birinin üstüne konur tabla, ardından kanca çekilir, kapak olan parça açılır ve o da yandaki sehpaya yatırılır. Yatan parça iki renklidir: Diyelim sarı, kırmızı. İlk ve asıl parçada ise Memedalibey’in Çarkıfelek kursunun ilkel bir benzeri vardır. Çevresi çivilidir. Dönerken sert bir yaya çarpar çiviler. Sağırların bile duyacağı bir ses çıkar tabladan. Çark döner döner ve durur. Çark da renklidir; renklidir de sarıda ya da kırmızı da mı durur? Hayır. İki rengin arasına, merkezde sıfırlanan iki ince siyah dilim girmiştir karşılıklı –“Hacı Baba” denir bu iki üçgene- orada da durabilir.

Tezgâh kurulur. Kurulur kurulmaz o malum cayırtı kopar. O an ekip birbirine yabancılaşır. Yabancılaşır ki dolaşanları keriz etmek kolay olsun. Sehpacılardan –ki “doktor” derlerdi onlara- biri bir renge, diğeri diğer renge bastırır parayı. Bir biri alır, bir diğer doktor. Aslında ne kaybeden vardır ne kazanan. Şirketin bir cebinden çıkar para, öteki cebine girer. Ama o cayırtı var ya o cayırtı, doktorların tavcılıkları, bir de ortada dönen para, öyle çeker ki milleti. Bastıran bastırana. Arada Hacı Baba’da da durur tabii çark. Pek festival olur o zaman. “Hacı Babaaa!” diye bağırır ekip başı. Ve ekler: “Yandııı!” Renklerdeki bütün paraları çeker önüne. 

Bizde siyaset, bu Hacı Baba tezgâhına fazlasıyla benziyor. Tezgâhın başında bürokrasi. Renklere basanlar da siyasetçiler. Sandıktan bir biri çıkıyor, bir biri. Kim çıkarsa hükümeti o kuruyor. Seçmen de sanıyor ki iktidar değişiyor. Hayır! Değişmiyor. İktidar aynı iktidar. Hükümet olmak, iktidar olmak değil çünkü. Siyasetçiler bunu görmüyor mu, diyeceksiniz. Görmezler mi? Bilmezler mi? Ama bu iktidarsızlıktan şikâyetleri yok. Neden olsun? Şirkete ortaklar çünkü. Bürokrasiyle sarmaş dolaşlar. Yağmalanan hazine arazileri, boşaltılan devlet bankaları bu kucak kucağalığın fotoğrafı değilse nedir? Bakmayın siz meydanlarda siyasetçilerin birbirlerine efelenmelerine. Bu kayıkçı kavgası için bile hazineden yardım almaktalar seçimler öncesi. Bunlar müşteri kızıştırmak için hep. Nasıl ki kalabalık azaldığında Hacı Baba da bağırmakta: “Bastır vatandaş bastır! Hasan almıyor, basan alıyor!” Seçmen kızışmalı, kurttu, kuştu, arıydı, yok kırmızıydı, maviydi, sarıydı demeli, işi ciddiye almalı ki tiyatro sahicileşsin.

Bunları söylediniz mi siyasetsizlikle, ara rejimlere davetiye çıkarmakla suçlanıyorsunuz. Yanlış. Siyaset değil ortadaki çünkü. Buna siyaset demek için ya akıldan fukara olmak lazım ya da mevcut ikilinin elinde bulunan nimetlere göz dikmiş olmak.

Diyelim biraz düşünüyorsunuz, nimetlere göz de dikmemişsiniz, n’apıyorsunuz o zaman? Siyaset Hacı Baba tezgâhının aracı olmasın istiyor, bunu seslendiriyorsunuz. Bu da siyasettir. Üstelik tarafların siyasetinden apayrı bir siyaset.

Zaten bertaraflara da böylesi yakışır.

Yeni Sakarya, 5 Kasım 2002

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....