Menü
SOSYOLOJİ VE SOSYOLOG  14 Mayıs 2013
14/28 • SOSYOLOJİ VE SOSYOLOG  14 Mayıs 2013

SOSYOLOJİ VE SOSYOLOG  14 Mayıs 2013

 

 

Bir Dr., bir Yard. Doç. Dr., bir Prof. Dr. birlikte bir sözlük yazmışlar: “Sosyoloji Sözlüğü”. Dahası “ansiklopedik” imiş sözlükleri, bunu not düşmeyi de unutmamışlar. Ne anlatır bu “ansiklopedik”? Detaylı bilgiyi, sistematik düzeni ve tarafsızlığı, nesnelliği, değil mi? Alfabetik sırayı geçiyorum, şekil şartıdır, buna herkesler uyuyor, bizim üçlünün tek uyduğu da bu olmuş.

Peki, sosyoloji’yi nasıl biliriz? Toplumsal gelişim kanunlarının bilimi. Geçmişi antikiteye kadar gider. Feodal dönemde kilise dogmalarına dayanır; kapitalizmin doğmasıyla tarih felsefesi öne çıkar; literatüre “sosyoloji”yi bu dönemde sokar Comte, niyeti hiç mi hiç değişmez kanunlar bulmaktır. Gerçekleşmez. Marx ile Engels Materyalist Sosyoloji’yi kurar, toplumun gerçek belirleyici temelinin üretim ilişkileri olduğunu söylerler. Eyvah! İşte psikolojik, organik, coğrafî, biyolojik, ırkçı… sosyolojiler ve endüstri, kır, aile, hukuk sosyolojileri gibi spesiyaliteler hep bu Sosyoloji’ye karşı çıkarılır.

Benim okumalarım böyle. Hocalar, hoca olduklarından böyle düşünmüyorlar.

“Sosyoloji” maddesine bakıyorum, dişe dokunur tek cümle şu: “Sosyal gerçeği gözlemek, peşin hükümlerden sıyrılmak, konuları eşya gibi ele alarak olayların sebep-sonuç ilişkilerini yoklamak sosyolojinin görevidir.”

“Marksizm”e bakıyorum, 20. yüzyılın son çeyreğinde cazibesini kaybettiği söyleniyor. Neden? Uygulanan rejimlere rağmen milliyetçi ve dinî cereyanlar yok olmamışlar, hatta güçlenmişler, bu da Marksist iktidarları çökertmiş. Eee? E’si şu: “İdeolojinin reddettiği değerler kabul görmüş ve ön plana çıkmış.” Yapma yav! “Kahrolsun!” dememişler tek. Bu mu nesnellik! Bu mu peşin hükümlerden sıyrılmışlık!

Neden mi “Marksizm” maddesine baktım? Hayır, “Sosyalizm”e baktım evvela, “Bkz.” talimatıyla “Komünizm”e gönderdi o beni, ikisi aynıymış gibi. Fakat komünizm “Komünizm”de de yoktu; yeniden “Bkz.” talimatı aldım, “Marksizm”e öyle gönderildim.  

60’lı yıllarda Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği vardı, İlhan Egemen Darendelioğlu’nun genel başkanlığı döneminde ülke geneline yayılmıştı –Erzurum kurucuları arasında, Fethullah Gülen. Sözlük’teki “Marksizm” maddesini onlar yazmış sanki.

Ya “Kapitalizm”? Canım, insanoğlu için şans o. Diyorlar ki: “Servet birikimi, hudutsuz kazanç ve istismar hırsı tarihin her devrinde var olmuştur.” Yani, bugün de olabilir, katlanın. “Ancak, sistemi kapitalist yapan karakter, serveti disiplinli bir işletme çerçevesinde rasyonalist, rekabetçi zihniyetle üretime ve ardından tekrar sermaye birikimine sevk eden anlayıştır.” Madem öyle, işletme kimin? disiplin kime? diye sorulmaz artık. “Kapitalizmi kapitalizm yapan … çağın tipik insanının davranış biçimi tercihleri ve değer hükümleridir.” Türkçesi: Karşı çıkmak çağ dışılıktır. Akıllı olun, kabullenin.

Komuyla ilgisi yok, öylemesine aklıma geldi, anlatayım.

Hindistan’ın güneyinde âdetleri, gelenekleri bizimkinden çok farklı kabileler varmış.

Evlilik, birinde bakınız nasıl.

Erkek çocuklardan biri evlendiğinde bekâr kardeşler de sırayla birlikte oluyormuş yengeleriyle. İlelebet değil tabii. Kendi eşlerini bulana kadar. Buldular, evlendiler mi başlar bağlanıyor. Bağlanmamak, yengeye gitmek büyük suçmuş. Cezası idama kadar çıkıyormuş.

Bizimkine hiç benzemeyen, ama içinde kırmızıçizgileri olan, çizgiyi geçeni cezalandıran bir düzen bu. Kendince bir ahlakı var. “Radikal Hayat” bu kabilelerden bir haberi Alman kızı Helga haberleri gibi sulandırarak verdi geçenlerde: “Hindistan’ın 5 Kocalı Hürmüz’ü: Verma”. (19 Mart 2013).Yazık!

Bir üniversitede, bir sosyoloji prof.u bu kabilelerden ve evlilik âdetlerinden söz etmiş, evlilik sosyolojisini karşılaştırmalı işlemek var kafasında, ama fırsat bulamamış; öğrenciler, kendi sosyolojileriyle başları dönmüş olanlar, kargadan başka kuş tanımayanlar yani, “Olmaz hocam! Öyle şey olmaz hocam! Nasıl olur!” diye veryansın edip hocayı engellemişler.

Sesler kesilmiş. Durulmuş ortalık. Çocuklar bekliyor hocaları ne diyecek diye.

Gereken denmiş: “Sizden de sosyolog olmaz!”   

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....