Menü
BAYRAMLAŞMA  2 Ağustos 2013
Ada'dan • BAYRAMLAŞMA  2 Ağustos 2013

BAYRAMLAŞMA  2 Ağustos 2013

 

 

Cemaatle ilk vakit namazımı Ali Kuzu’da kıldım. İlk bayram namazım da öyledir herhalde, ama o hatırımda değil. Eski Hendek Caddesi’nden, Hüseyin Çavuş’un hanına bakan dede evimizden ayrılıp Kurbanlar’a taşındığımızda yedi, sekiz yaşlarındaydım, Kurbanlar’da olsun, sonraki sokağımız Döner Geçit’te olsun, cuma ve bayram için hep Yenicami’i cami bildim. 67 zelzelesiyle ben de babam da camiden koptuk. Babam ölene kadar dönmedi; ben de, cenaze ve öncesindeki vakit namazları dışında, 90’lı yıllardan beri bayramdan bayrama giderim ve Yenicami’e giderim –dönmüş sayılır mıyım bilmem!

Bayramlar doğduğum evde bayramdı. İlkokul, ortaokul yıllarım yokluk, yoksulluk içinde geçti. Lise yıllarımda aile toparlanmıştı ama, yaralanmıştık, eski bayramları yakalayamıyorduk. Annem, babam uğraşmadılar değil, hatta babam ben maaşa geçtikten sonra bile sürdürdü harçlık vermeyi. Oturmayan, kandırmayan bir şey vardı bunda. Dede evindeki tören demode bulunup terk edilmiş, yenisi de bulunamamıştı sanki.

Camiden gelinir, eğer Ramazan Bayramı ise oturma odamızda hemen bayramlaşılırdı. Kurban’da kurban sonrasına kalırdı bazen, taş döşeli mutfakta ciğer öncesinde olurdu o zaman. Onda bile tören esastı.

Dedem oyuncuydu. Şakacıydı. Kelimebazdı. Bu törenleri dedemin mizahçılığına verdim hep. Sandım ki başka evlerde yoktur, yapılmıyordur. Kimselere anlatmadım. Yeftin bulunacağını düşündüm zaar. Peki başka evlerde böyle mi bayramlaşılıyordu? Bilmiyorum ki! Böyle ise, yeftinlik korkusuyla onlar da gizli tutmuş olabilirler.

Camiden gelirdik. Babaannemle annemi her günkünden farklı, fakat hiç abartılmamış giyimleri içinde bulurduk. Odadadırlar. Ayaktadırlar. Dedem de ortada, ayakta durur; babaannem dedemin elini öpüp soluna geçer; babam babasının, annesinin elini öpüp soluna geçer; annem de kayın babasıyla kayın anasının, eşinin elini öpüp soluna geçer; sıra bana gelmiştir, dedemin elini öperim, yirmi beş kuruş verir –bugünkü parayla beş lira, şöyle ki bir simit yüz para, iki simit beş kuruş, yirmi beş kuruşa demek on simit- babaannemin verdiği olur, vermediği olur, onun, babamın, annemin ellerini öpüp ben de sol uçtaki yerimi alırım. Tören bitmiştir. Gayet ciddi, gayet vakurdur tören; ben neden eğlencelik yanıyla gördümse yıllar yılı… Neyse!

Orhan Camii’nin ordan Kütüphane tarafına giden birbirine paralel iki sokak vardır, birinin adı Dr. Kâmil Sokak’tır. Ahmet Mithat Efendi’nin oğludur Dr. Kâmil. Soyadı da Yazgıç. Bir zaman Adapazarı’nda bulunmuş, doktorluk yapmış ve “fukara babası” diye bilinmiş.  1940 yılında yine Adapazarı’nda bir kitap yazmış Kâmil Yazgıç: “Ahmet Mithat Efendi: Hayatı ve Hatıraları”. Altı yıl oldu bu kitabı okuduğum. Dede evinde nasıl bayramlaştığımızı rahat anlatıyorum artık.

Bakınız niye:

“Muayede merasiminden döndüğü zaman, resmi esvaplarını çıkarmadan bütün yakınlarının bayram tebriklerini kabul eder ve o esnada küçüklere çil kuruşlar dağıtırdı. Bizim evdeki bu bayramlaşma merasiminin hususi bir usulü vardı: Hane içinde en yaşlı insan halam Şerife Hanım’dı. Merasim esnasında Şerife Hala salonun muteber mevkiinde dururdu. Babam, salona girince onun elini öper ve yanı başına geçerdi. Ondan sonra analarım –çünkü Ahmet Mithat’ın iki refikası vardı- eniştelerim, ablalarım birer birer onların önlerinden geçerler, hepsi de birer birer, evvela halamın, sonra da babamın elini öperler ve sıraya dizilirlerdi. Kundaktaki çocuklar bile, analarının kucaklarında, bu merasime iştirak ettirilirlerdi. El öpme işi bittikten sonra, babam bir dua okutur ve eğer o sene içinde ailemizden vefat etmiş olan biri varsa onların ruhlarına da birer fatiha gönderilirdi. Ve merasim, babamın, kalanlara sıhhat ve saadet temenni etmesiyle sona ererdi.” (s. 61)

O yıllarda her evde böyle kutlanıyordu belki bayramlar. Bizde bugün de böyledir. Ne ki Korkut eşi ve oğluyla uzakta, burada küçük oğlumuz Emre var sadece, diyeceğim, merasimlerin eski tadı çıkmıyor üç kişiyle.

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....