Menü
ŞU BİR HAFTA  22 Kasım 2013
Ada'dan • ŞU BİR HAFTA  22 Kasım 2013

ŞU BİR HAFTA  22 Kasım 2013

 

 

“Yeni Zamanlar” için çekim yapıldı, yayın tarihi 16 Kasım diye tekrarlandı, hatta benden ve Kürşat Bayhan’dan sonra çekime alınan iki isme de, “Sizinki 23 Kasım’da yayımlanacak” dendi, diyeceğim herkes uyarıldı.

Gelgelelim dendiği gibi olmadı. Neler dediğimi biliyorum ama nasıl göründüğümün merakındayım, bu merakla 16 Kasım sabahı 10.35’te TRT 1’i açıp karşısına geçtim. “Kitaplık” on dakika sürüyor, bizimki “Yeni Zamanlar”, o 10.45’te. Neclâ da geçti. Akrabaya, eşe dosta duyurmuştuk, onlar da geçmişler. Nerden biliyorum? Beni göremeyenlerden üst üste telefonlar. Hay Allah! Bu da mı olacaktı? Olan şu: Bizim 16 Kasım’a 23 Kasım’ın iki ismi alınmıştı. Keşke haber verselerdi! Peki, bizimki ne zaman yayımlanacak? 23 Kasım’da mı? Program sunucusunu aradım, telesekreterine not bıraktım, dönülür diye umdum, dönülmedi, peşini bıraktım. Değişiklik geçen haftanın önemli gündeminden oldu sanıyorum. Başbakan’ın Diyarbakır buluşması vardı Barzani’yle ve Şivan Perwer’le, o iki isim de sürece katkısı olacak iki isimdi. Böyle midir acaba? Bilmiyorum. 23 Kasım’da yayımlanır mıyız? Herhalde. Ama aslında onu da bilmiyorum.

Aksamayan işler de var. Büyükşehir Akademi onlardan biri. Dört yıldır yapılmakta. Tarih, felsefe, sosyoloji, demokrasi, Mesnevi gibi sekiz on başlık altına alınmış bir sohbet, söyleşi programı. Haftada bir gün, iki saat. Bütün süre sekiz hafta. Benimkinin adı, “Yazı ve Edebiyat Söyleşisi”. 23 Kasım’da beşinci haftanın sohbetinde olacağız. Bugüne kadar “edebi dil”, “anlatıcı”, “gülmek, mizah” ve “tasvir” üstüne oldu sohbetlerimiz. 23 Kasım’da, güncel bir konu çıkmaz yahut sohbete gelenlerin ekstradan soruları olmazsa sohbeti “diyalog” üstüne açmaktan yanayım. Her başlık için otuz kişi kaydediliyor, fakat ilk derste bile otuz kişi olmadı gelenler –benimki böyle. Yerlerine yedekler alınıyorsa da otuza pek varılamıyor. Ama geçen yıl, bu yıl da henüz on beşin altına düşülmedi. Sohbeti cumartesi günleri saat 13.00-15.00 arası Büyükşehir Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nın bahçesindeki bir odada gerçekleştiriyoruz. Yerimiz var, bekleriz.

29 Kasım’da da “İmza-Söyleşi” programımız var. Cuma günü, saat 19.00’da. Nerede? Ofis Sanat Merkezi’nde. Ekim başında İletişim’den bir kitabım çıktı: “Memleket Kitabevi”. Bir çeşit mikro tarih. Bizim dükkânın 40 yılı var kitapta. Yanı sıra bu şehrin 40 yılı, hatta bu ülkenin. Çünkü memleket neler yaşadı, neler gördüyse bu 40 yılda benim dükkânım da onu gördü. Bu yüzdendir adının “Gelişim Kitabevi” değil de “Memleket Kitabevi” olması.

İki yazı çıktı kitap hakkında. İki de röportaj verdim. Yazarlık serüvenimle kitapçılığımın iç içe olduğu yazıldı, soruldu buralarda. Evet, öyle. Yazarlığım kitapçılığımdan bir yıl kıdemlidir. Sonra, sosyalistliğim vardı, hapisliğim vardı, öğretmenliği bırakmışlığım, dahası, Müslümanlarla buluşmam, edebiyat iktidarına kafa tutmam… Bunların cezası kesilmeliydi. Kesildi. Hem bana kesildi hem dükkânıma. Ne dönekliğim kaldı söylenmedik ne de gericiliğim. 1980’de üç kitabım vardı, dördüncü kitabım için –ki “Minnacık Bir Uçurum”dur- tam on dört yıl bekledim, alıcısı çıkmadı, onu da sonraki dört kitabı da “Çarksuyu” adı altında kendi imkânlarımla yayımladım. Türkiye’nin en civcivli yıllarında kitapçılık yapmak, hele ki siz doluysanız, dükkânınızın çeşidi dolu doluysa, bu, saldırı demektir, bomba demektir, tehdit demektir. Hepsini gördük dükkânım ve ben. Gün geldi, Kemalist müdavimler küsüp gittiler; gün geldi, devlet eleştirilerini bir Marksist’ten daha müthiş bir dille yapan 28 Şubat mağdurlarından bazıları iktidarla buluştu, onlar küsüp gittiler.

Peki, yalnızlaşan kim?

Kırk yaşımda, elli yaşımda,  hatta elli beş yaşımda göçüp gitseydim, arkamdan ne denirdi? “Ne kendi etti rahat / Ne âlem buldu huzur / Yıkıldı gitti cihandan / Dayansın ehli kubur.” Türkçesi: Defoldu.

Yetmişime az kaldı. Vaktidir. Arkamdan kötü konuşacak, hatta sevinecek bugün de çıkar. Çıkmalı da. Herkesle dost olamam. Ben de herkesten, dostluk ne demek! anlayış da beklemiyorum. Ama sevenlerimin elli beşimden sonra arttığını görüyorum. Adapazarı’nda da görüyorum, Adapazarı dışında da.

Neyse… Unutmadan hatırlatayım: 29 Kasım’da, OSM’de, saat 19.00’da “İmza-Söyleşi” var. Sakarya Büyükşehir düzenliyor. Ankara’dan Tanıl Bora da gelecek. Birlikte olacağız.

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....