http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

" /> http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

" /> http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

" /> http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

" /> http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

" />  http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

"> http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

"> 
Menü
<P>http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

">
Diğer Yazılar •

"NOTOS"UN SORUŞTURMALARI  http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

"NOTOS"UN SORUŞTURMALARI  http://heyula.net/Haber/Oku/dunya-gorusu-edebiyatin-niteligini-degistirir-mi-123

 

 

 

 

Alper Gürkan’ın e-postayla ilettiği not ve sorular üzerine yazıldı. Düzenlenerek şöyle:

Notos, Semih Gümüş’ün edebiyat dünyamızda niteliksel bir tartışma açacağını değerlendirdiği bazı soruşturmalar yayınlamakta ve bunu kamuoyuyla paylaşmaktadır.

Tarihsel bir dönem saptaması yerine geçeceği değerlendirilen bu soruşturmalar, sayısal olarak ciddi bir katılımın neticesini yansıtması açısından dikkate değer bulunmaktadır.

135 kişinin katılımıylaYüzyılın 40 Romancısı”, 205 kişinin katılımıyla “Yüzyılın 40 Öykücüsü”, 192 kişinin katılımıyla “100 Temel Eser” gibi üç büyük soruşturmadan çıkan neticeler değerlendirildiğindeyse bazı eleştiriler ortaya çıkmaktadır.

Bu eleştirilerin başında soruşturmaya dâhil edilenlerin ideolojik temayülleri doğrultusunda sonuçların da doğal olarak belli bir yönelimi barındırması ve siyasî tercihlerin dengesiz dağılımı nedeniyle seçimlerde edebî tercihlerin geri planda kalması geliyor.

İnternet dergisi http://heyula.net olarak, bu konularda varsa farklı yaklaşımları açığa çıkarmak niyetiyle soruşturma ve site adresinde bir anket çalışması yürütmekteyiz. Sonuçlar ve cevaplar Eylül güncellemelerinde paylaşılacaktır. Bu maksatla aşağıdaki soruları yanıtlamanızı rica ediyoruz.

* Size göre, Notos’un yaptığı bu soruşturmalar Türk edebiyatı için “niteliksel” bir değer taşımakta mıdır?

* Bu listelerde eksik ve fazla gördüğünüz isimler var mıdır? Varsa kimlerdir?

* Dünya görüşü, edebiyatın niteliğini değiştirir mi?

Yukarıdaki üç soruyu cevaplayarak Ağustos ayı içerisinde facebook’ta https://www.facebook.com/gurkanalper?ref=tn_tnmn hesabına ya da [email protected] adresine gönderirseniz memnun oluruz.

                                                                                                                                                                                   Alper Gürkan

 

 

Lafı hiç evirip çevirmeden diyeyim: “Notos” doğru bir iş yapıyor. Soruşturmaları yararlı: Kamunun dikkati edebiyata, yazarlara çekiliyor böylece, soruşturma sonuçları tartışmaya açılıyor.

Ama işini doğru mu yapıyor “Notos”? Buldukları, edebiyatımız için “niteliksel” bir değer taşır mı? Sanmıyorum.

135, 192, 205 gibi hayli yüksek sayıda seçicinin önerileriyle oluşmuş bu listeler. Buna rağmen sanmıyorum. Olması istenilen bir liste var galiba, seçiciler ona göre seçiliyor. Diyeceğim, liste olduruluyor. Seçicilere sözüm yok. Onlar –şüphesiz- edebiyata emek vermiş, önerileri elbette çok kıymetli isimler. Ama “niteliksel” bir liste, edebiyatımızdaki her eğilimin seçiciler arasında yer bulması ile oluşur. Üstelik eğilimler de sembolik bir iki isimle geçiştirilmemeli, edebiyattaki ağırlıklarına denk sayıda seçiciyle temsil edilmelidir.

“Notos”un seçicileri hangi yazar örgütlerinin üyeleridir mesela? Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği ve P.E.N dışından kimse var mıdır? Diyelim Türkiye Yazarlar Birliği’nden? Yahut hiç örgütsüz? Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Hüseyin Su, Ömer Lekesiz, Mustafa Kutlu, Necip Tosun, Âfet Ilgaz, Cemal Şakar, Ali Ural… var mıdır seçiciler arasında? Bu ve yakınları isimlerin önereceği 40 romancı, 100 temel eser, 40 öykücü yine aynı 40 romancı, aynı 100 temel eser, aynı 40 öykücü mü olur? “Notos”un seçicileri arasına bu isimlerden serpiştirildiğinde bile sonucun farklı çıkacağı aşikâr değil midir?   

Zannım o ki Yüzyılın 40 Romancısı’nda büyük değişiklik olmaz; bunda mutabakat vardır sanki. Ama sıralama kesin değişir. 100 Temel Eser ile Yüzyılın 40 Öykücüsü ise baştan aşağı yenilenir. Abarttım mı? En az yarısı, diyelim öyleyse.

“Notos”, yalnız değildir. Edebiyat dil sanatıdır ama öteden beri de düşünceyle ve siyasetle ilgili bir eylem, bir pratik olarak bilinir, bu da edebiyatı böler. Tanzimat’tan bugüne hemen bütün dergiler “kendine dergi”dir –kendine Müslüman. İstisnalar yok mu? Var. Mütareke dergileriyle savaş yıllarının basını her yazara açıkmış –duyduğumuz, okuduğumuz. Keza “Ağaç”. Necip Fazıl’ın “Ağaç”ı. Berlin Duvarı’nın yıkılışıyla bitmeliydi bu “ötekileştirme”. Bitmedi. Köklü bir bencilliğimiz var demek. Yakın yılların dergilerinden “E”nin taassubu olmamıştır bir; hâlihazırın dergilerinden de “Hece” ile “Heceöykü”nün yoktur.

Semih Gümüş, “Notos” okurunu fazlasıyla dikkate alıyor sanki. Onun alışkanlıklarını, eğilimlerini yine fazlasıyla gözetiyor. Dışına çıkmak istemiyor. Yoksa, 80’li yılların öykücüleri için yazdıkları dışında hep ilgiyle okudum Semih Gümüş’ü. Sevdim. Yazdıkları edebiyatla sınırlı değil. Siyasete, tarihe, felsefeye de giriyor. Devlet, iktidar sorgulanıyor buralarda. Örneğin şu cümle: “Devlet bütüncül bir yapıysa, onu halkın ya da ulusun adına kullanmak için bütüncül bir halk ya da ulus sahibi olmak da gerekir mi? Öyle ya, egemenliği kimin adına kullanacaktır devlet? Bütüncül bir Türk ulusundan, Rus ya da İngiliz ulusundan söz edilemeyeceğine göre. Kendi ulus tasavvurunun bir suretini kanırtarak onaylatmaya çalışacaktır devlet. Böylece iktidarı sürdürmek için bilinen devlet modelinden bambaşka bir yapı tahayyülüne gerçeklik kazandırılmaya niçin çalışılmadı? / Ya da iktidar olmayı zorunlu kılan amaçları iktidar olmadan gerçekleştirmenin yolları niçin aranmadı?” Bu sorular, dönüşümü, değişimi kışkırtan sorular. Soran, muhteremdir. Doğru yapılmış soruşturmaları da olacaktır.

Verili olanı edebiyattan saymadığım düşünülmüyordur inşallah! Edebiyattır. Ama edebiyatımızın biriciği midir? Sorun, onların iktidar kılınmasında. İdeoloji, inanç, düşünce, dünya görüşü olarak farklı edebiyatlar da var. Muhalifler. Fakat aynı dilin içindedirler. Görülmeleri gerekir. Edebiyat sosyopolitik, sosyokültürel bir eylemdir; bunlar olmadan olmaz. Fakat edebi nitelik, bunlarla değil, edebi dille ölçülür. “Falancayla siyaseten uyuşmamız imkânsız; fakat bunu edebiyata özgün bir dille taşıyor. İrapta mahalli var” denebilmeli. Edebi olgunluk bunu gerektirir.

Listelerde bunu henüz göremiyoruz. Kimler yok? Yazar ve eser ismi vermeyi gereksiz bulurum. Ama Türkçe yazmış gayri Müslimler ne kadardır listelerde? Adamlar ev yapmış, köprü yapmış, cami yapmışlar, zanaat sahibidirler, musikişinastırlar da edebiyatta mı yaya kalmışlardır? Olmaz bu.

                                                                                                                                    31 Ağustos 2013

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....