Menü
ÜNAL OZAN VE HOŞ SADASI  31 Aralık 2002
Yeni Sakarya Yazıları 2002 • ÜNAL OZAN VE HOŞ SADASI  31 Aralık 2002

ÜNAL OZAN VE HOŞ SADASI  31 Aralık 2002

 

 

Havuz yapmakmış, asfalt dökmekmiş, kaldırım döşemekmiş... Önemliler elbet, ama büyültülecek işler değil.

Hangi belediye başkanı sınıfta kalmış ki bu konuda? İş makineleri parkta. Ekipler hazır. Yani alet işler, başkan övünür.

Özellikle üniversitelilerin yararlandığı adeta bedava kahvaltı vermek... Bu daha önemli.

Şehri sinemaya kavuşturmak, hemşehrisi yazarın heykeliyle süslü yeni bir parkı (Yahu bu parkın bugünkü hali ne böyle? Heykele mi düşmansınız, edebiyata mı?) hizmete açmak... Daha da önemli olanlar bunlar. Ama bunlar da dahil hiçbiri büyültülmemeli.

Oysa bunları rutin olsun için yapmamıştı Ünal Ozan. Şehir şöyle olmalıdır diyen bir derdi/inadı vardı        –katılırsınız, katılmazsınız o ayrı- onun peşindeydi. İbrahim Bey’den, İzzet Şükrü Enez’den sonra bu şehrin belediye tarihine yazılacak üçüncü isim olması bundandır. Namı hâlâ dillerde İbrahim Bey Parkı bugün yok. Ama yerinde uzanan o taş bulvar üzerindeki o iki beyzi havuz İbrahim Bey’den hatıradır. Ağa Camii’nden Karaağaçdibi’ne uzanan bulvar da İzzet Bey’in parkından. Bunlar bu kadarcık da olsa bugünlere kaldılarsa arkalarında şehrî aşklar olduğu içindir, yoksa Ankara rüzgârı değil. Nasıl ki Ünal Ozan’dan hatıra ASM de öyledir. 

Fakat bilir misiniz Ünal Ozan’ın bir başka yanı daha var altı çizilecek?

1 Haziran 1989. Faik Baysal, misafirim. Andığım o kahvaltılardan etmek için Atatürk Parkı’na gidiyoruz. Bakınız tesadüfe, Ünal Ozan da orada. Masasında eski bir SHP il başkanı, bir gazeteci, bir avukat, bir de eski bir öğrencim. Kahvaltı etmekteler. Yaklaşıp selamlıyor, afiyet olsun diyoruz. Misafirimi tanıtıyorum: “Romancı Faik Baysal.” Kalkılacak, eli sıkılıp Faik Ağbi’ye hoş geldiniz denilecek diye bekliyorum. Hayır, olmuyor. Sözü daha açıyorum bu kez: “Faik Baysal Adapazarlı’dır. ‘Sarduvan’ romanının yazarıdır. Adapazarlılık şiir ve hikâyelerinde baskındır.” benzeri şeyler. Yine kimseden tıs yok. Çaresiz kös kös dönüyor, yakınlarında bir masaya çöküyoruz Faik Ağbi’yle. Hem kahvaltı ediyor hem düşünüyorum: Ünal Ozan bunu niçin yaptı? Anlamak imkânsız. Fakat bir yandan da kahvaltıyı uzatıyorum ki telafi için fırsat bulunsun. İnanır mısınız o da olmuyor. Kalkıyorlar, önde Ünal Ozan, arkasında il başkanı, arkasında gazeteci, arkasında avukat önümüzden geçiyorlar. Bir tek öğrencim –İsmail Önen, canım- ezmiyor bizi, önümüzde duruyor, “Saygılar efendim! Saygılar hocam! Afiyet olsun!” diyor.

Ünal Ozan, el sıkıp hoş geldiniz demeyi Faik Baysal’ın sanatına mükâfat olacak sandı da bunu mu esirgedi? Neden yaptı bunu? Bugün bile anlamış değilim.

Bunu anlamadım ama, ya hikâyenin devamı? O anlaşılır mı?

Ben bunları yazdım, yayımladım (“Karşı”, Aralık 1991, Sayı: 56. Ayrıca “Paytonun F’si”ne de aldım). Bizim Demir Can Dilek yazıyı Ünal Ozan’a, Ünal Ozan’ın muhalifleri de Erdal İnönü’ye ulaştırdılar. Bu arada Ünal Ozan da hatasını anlamış olmalı, kültür işleri rayına oturdu, usul kazandı. Sözgelimi 1992 Haziran’ında Sait Faik heykelinin açılışı yapılacak; n’apalım diye soruluyor, önerim, açılış öncesinde Çark’taki nikâh salonunda bir söyleşi oluyor. Yapılıyor da. Salon doludur. Katılanlar: Başta tabii Faik Baysal, ayrıca Naim Tirali, Ahmet Miskioğlu, Perihan Ergün, bir de ben.

Parkta, açılış öncesi konuşan Faik Baysal oluyor. Ardından Ünal Ozan çıkıyor kürsüye. Ne diyor biliyor musunuz? O kahvaltı sabahı parkta olan biteni anlatıyor önce oradakilere bütün detayıyla. Ardından da Faik Baysal’dan özür diliyor. Açık duruşma, açık oturum, açık mektup duymuştuk ama açık özrü ile kez duyuyorduk. Değme insanın yapacağını/yapabileceğini sanmam.

İnsan bu, hata yapar. Bilerek, bilmeyerek. Ama özür dilemesini bilmektir ki hataları unutturmakla kalmaz, dileyeni yüceltir de.

Nitekim Faik Ağbi de unutmuştu. Ben de unutmuştum. Yazdıysam Ünal Ozan’dan hoş sadadır, ihtiyacı olan belki çıkar diye. 

Yeni Sakarya, 31 Aralık 2002

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....