Menü
RUŞEN HAKKI'YLA  2 Nisan 2014
Ada'dan • RUŞEN HAKKI'YLA  2 Nisan 2014

RUŞEN HAKKI'YLA  2 Nisan 2014

 

 

Ruşen Hakkı 1936’lı. Şair, yazar. Şiirleri, öyküleri, iki de romanı var. Aslen Kütahyalı. 1964’te İzmit’e gelir, yerleşir. “Kocaeli”nde gazeteciliğe başlar, köşe yazarlığı ve sorumlu müdürlük yapar. Köşe yazarlığı kitaplarla ilgilidir daha çok, o kadar ki 40’lı, 50’li, hatta 60’lı yıllarda doğup da ilk övgüyü Ruşen Hakkı’dan almamış yazar hemen yok gibidir. Ayrıca günce tutar Ruşen Hakkı. Tutar-dı. 2011’in 11 Nisan’ında kaybettik.

Üç yıl olmuş. Cenaze dönüşü bir şeyler yazmıştım, web sitemde yüklü sanıyordum, meğer gazete köşesinde kalmış. Yıldönümü vesilesiyle o yazıyı da yükledim. Geçen üç yılın iki 11 Nisan’ında İzmit’te anılmış arkadaşım. Sanırım hatıra ağırlıklı olmuş anmalar. Bu yıl edebi değerlendirmelerin öne çıkması arzu edilmiş, öyle hazırlanılmış. Benden de öyküleri hakkında konuşmam istendi. Elbette. Hepimiz borçluyuz Ruşen Hakkı’ya. Öykülerini okuyorum şimdi yeniden, gördüklerimi kaleme alıyorum. İtiraf ederim, daha önce görmediğim ne güzelliklere rastladım öykülerinde.

Kenan Evren Darbesi’nden az önceydi, Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kongresinde tanıştık –öyle hatırlıyorum. Tekin Sönmez tanıştırdı. Hatta birlikte döndük. Trende karşılıklı oturuşumuz, benim bıdır bıdır konuşmam, Ruşen’in sabırla dinleyişi dün gibi aklımda. Yüzümü kızartıyor gevezeliğim. Ruşen Hakkı bu yolculuğu gazetedeki köşesine taşımış, ama şöhreti, kıdemi denk iki yazarın sohbetli yolculuğu gibi anlatmıştı oysa, gazeteyi de bana fen memurluğundan meslektaşı ve eski arkadaşı, çarşıdan komşumuz Bekir (Anık) Ağbi eliyle ulaştırmıştı. 

Günlük/Günce cinsinden iki kitabı var Ruşen’in: Bir Şafaktan Bir Şafağa (1997) ile Güne Düşen Benekler (2005). Öykülerine eğilmişken diğer kitaplarını da karıştırdım. Bu iki kitaptan ilki Ruşen’in imzasıyla bende de varmış. Çoğu “Türkiye Yazıları” dergisinde yayımlanmış yazılar. Kimler kimler yok! Nelerden söz etmemiş o yazılarda Ruşen.

1979’da Kartal Halk Plajı’nda belediyenin düzenlediği bir hafta kadar süren şenlikte TYS de stant açmış, imza günleri düzenlemişti. Tekin Sönmez’le ben görevliydik.

“Türkiye Yazıları”nın Ekim 1979 tarihli sayısında “Halk Plajı’nda” başlıklı bölümde plaja gelişini, Hasan İzzettin Dinamo ile sohbetini anlatıyor Ruşen, o sırada ben gelmişim, benden söz ediyor: “Bu kitap işini Tekin Sönmez’le birlikte yürütüyorlarmış. Necati Mert’le daha yeni yüz yüze geliyoruz. İki kez Adapazarı’na gitmiş, ama ikisinde de Necati Mert’i kitapçı dükkânında bulamamıştım.” Sonra Orhan Asena’yla tanışmasına geçiyor. Asena “Ölü Kentin Nabzı”nı imzalamış Ruşen’e. Şiir-Tiyatro Yayınları’nın ilk kitabıymış kitap. Asena “Batak Yayınevi” adını önermiş baştan. Ruşen’e demiş ki: “Biz kâr amacıyla kurmadık bu yayınevini. Zararı da göze aldık, az satan kitapları basmayı göze aldık, onun için.” Biz’in diğer iki ismi Tahsin Saraç’la Güngör Dilmen.

Devamı Ruşen Hakkı’dan: “Necati Mert giriyor araya ve Orhan Asena’ya şunları söylüyor: ‘Şiir kitaplarının az sattığı doğru, ama oyun kitapları iyi satıyor. Ben sizin kitaplarınızı da iyi sattım.’ Orhan Asena’nın gözleri ışıyor. Sonra gidiyor Orhan Asena. Çetin Altan, Naci Girginsoy, Yusuf Ateş hâlâ gelmediler.”

Yazarlardan söz alıyor, gelecekler diye kitaplarını topluyorduk yayınevlerinden, fakat gelmeyebiliyorlardı. Çetin Altan gelmemişti mesela. Akşama da konuşması vardı oysa.

“Silahların Soğukluğunda” başlıklı bölümde Ruşen Hakkı’nın değinişi şöyle: “Tekin Sönmez yarı tedirgin, yarı öfkeli. (…) ‘Gelmeyen yazar arkadaşların kitapları elimizde kalıyor, bu kitapların hamallığını yapmakla kalıyorum’ diyor. Haklı elbette. O kitapların oradan oraya nasıl taşındığını gördüm çünkü. Güç iş doğrusu. Tekin Sönmez’le Necati Mert on gündür bu işin içindeler.”

“Sanat Rehberi”nin Aralık 1985 tarihli sayısında “Bayram Benim Neyime” başlığı altında Ruşen Hakkı geçmişi bakın nasıl yazıya dökmüş: “Uğur Mumcu’nun ‘Gözlem’inin hemen solunda bir haber: ‘Şair Tekin Sönmez tutuklandı.’ / Necati Mert’in Adapazarı’nda çocuklar için açtığı kitabevindeyiz. Aziz Nesin, Tekin Sönmez, Alpay Kabacalı, İsa Çelik. / Tekin Sönmez, bir yandan kitaplarını imzalarken bir yandan da sigara dumanlarını kovalıyor. Gülüyorum. ‘Gülme!’ diyor, ‘Sen sigara içiyorsun, ben sarhoş oluyorum.’ / Yüzü gözlerimin önünde, sesinin tonu da. / Niye tutuklanmış Tekin Sönmez?”

Birden aklıma düştü: Bu yazıda adı geçenlerden kaçı hayatta? Kaçımız?

Gel de yazıyı sürdür!

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....