Menü
EKİM  2 Ekim 2014
Ada'dan • EKİM 2 Ekim 2014

EKİM 2 Ekim 2014

 

 

Eylül’ün romanı vardır. Şarkısı vardır. Seveni boldur. Eylül geldi mi köşe yazarlarının hemen hepsi, bir tane olsun, Eylül yazısı döşenir. Ekim böyle sevilmez. Sovyetler Birliği dağılana kadar Ekim’in de seveni vardı gerçi. Kızlarının, oğullarının adını Ekim koyan arkadaşlarım oldu. Devrim’in unutulmasıyla unutuldu Ekim de.

İki aydan birini seçmem gerekse, Ekim’i seçer, Mart’ın yanına koyarım. Ağaçlara su Mart’ta yürür. Toprak Mart’ta kabarır. Ekim’e kadar serpilir, gelişir tabiat, döl alır, döl verir; Ekim’le karar bulur, olgunlaşır. Kemale erer.

Kültür sanat etkinliklerinin Ekim’de başlaması tesadüf müdür? Tabiatın kemal ayı, toplumsal yürüyüş için, kolektif bilinç için Mart kılınır adeta. Tiyatrolar Ekim’de açar perdelerini. Kitap piyasası Ekim’le hareketlenir. Fuarlar yakındır. Galerilerde sergiler sıraya girer, beyaz camda diziler peş peşe olur. Bütün bunlar üniversiteleri, okulları, odaları, sivil grupları, belediyeleri etkiler, oralarda da panel, söyleşi ve müzik başta olmak üzere hayat yükseltilir.

Eylül’ün son pazarıymış. Her Pazar yaptığımızı yine yaptık, kendimizi dışarıya attık. Ama nasıl? Ekim çıkmış aklımdan, hangi mevsimde, hangi aydayız bunu zihnimden atmış olarak. Büyükşehir belediyemizin bilbordlardaki rengârenkleriyle uyandım. Eylül’deyiz. Önümüz Ekim.

Büyükşehir de etkilenir, ama etkileyen bir belediyedir daha çok. Belediyelerin çoğu Aralık’tan önce kıpırdamaz, bizimki hem erkencidir hem de şu dört yıldır gördük ki tetikleyendir.

Yaz bitmemişti daha, OSM’de ve Sakarya Galeri’de üç mü, dört mü, yoksa beş mi ne sergi izledik. O Pazar öğrendim, Selim Gündüzalp’ın “Gençlerle Baş Başa” adlı söyleşisi bu yıl da yine cumartesi günleri OSM’de, saat 14.00-16.00 arası imiş.

Geçen yıl kurulan, ilk mezunlarını veren Tiyatro Okulu da bu Ekim’le yeni dönemine başlıyor. Dersler yine 15-18 ve 18 yaş üstü olmak üzere iki grupta işlenecek. Kayıtlar 22 Eylül’de başlıyor, 15 Ekim’e kadar sürecek. Okula kabuller de sınavla belirleniyor yine. Dersler Ekim’in son haftasından 31 Mayıs’a kadar. Kapanış mezun töreniyle olduydu geçen yıl, iki de oyun sergilenmişti, bu yıl da öyle olur herhalde.

Etkinlikleri sıkı takip ettiğim halde atlamışım. Kentpark içinde Özel İdare Kütüphanesi olarak kullanılan eski Donatım Müdür Lojmanı, özel idarelerin büyükşehirlerden kaldırılmasıyla Büyükşehir’e geçti, tadilata alındı. Meğer yenilenen kütüphaneye ad belirlemek için anket çalışması başlatılmış internet üzerinden, 24 Eylül’de de süre dolmuş. Dahası belirlenen ad da 1 Ekim’de açıklanmış. Daire Başkanı İbrahim Aktürk’ün “Hocam, adı nasıl buldunuz?” sorusuyla duydum anketi, detayını da Büyükşehir’in web sitesinden edindim. 2096 kişi oy kullanmış. Faik Baysal adı 397 oyla öne çıkıyor; 305 oyla Necip Fazıl, 234 oyla Sait Faik, 190 oyla Orhan Âlimoğlu… izliyor. Büyükşehir Başkanı Zeki Toçoğlu açıklıyor sonuçları ve “Anketimize katılan tüm hemşerilerimize çok teşekkür ediyoruz. Faik Baysal Kütüphanesi şehrimize hayırlı olsun!” diyor.

Adı nasıl buldum? Tarihi Zirai Donatım’ın müdür evi kütüphaneye dönüştürülerek korunuyor; buna sevindim önce. Nasıl ki TMO’dan kalan binanın Ofis Sanat Merkezi’ne dönüştürülmesine de sevindim. Sonra, o ev, eski Adapazarı’nın tam ahşap evlerinden olmasa da döneminin modernden esinlenmiş şık ve sevimli evidir; oraya en çok yakışan ad da Türkçenin yerelle evrensel yeniyi buluşturan yazarı Faik Baysal'ın adı olacaktır elbette.

9 Nisan 1997 akşamından sonra Faik Baysal’la görüşmedik. O küstü. Ben küstüm. Öyle küstüm ki kendisinden söz etmem gerektiğinde Faik Ağbi diyemez oldum, Faik Baysal’dı benim için artık o. Buna rağmen haberim olsaydı ankete katılır, oyumu da Faik Baysal için kullanırdım. Kişisel küslüğüm ayrı; o kütüphaneye Faik Baysal’ın adı yakışır en çok çünkü.

Ekim’de –biliyor musunuz- sekiz haftalık Büyükşehir Akademi programı da başlıyor. Kimi söyleşi, kimi seminer, kimi de atölye çalışmaları formatında yürütülecek derslerin başlıkları şöyle: Yazarlık Atölyesi, Mesnevi Okumaları, Pratik Sinema Atölyesi, Ömer Seyfettin’le Sait Faik’te Öykü, İslam filozoflarından Felsefe Metinleri, Seyahat Okumaları, Politik Roman Okumaları, Politik Teoloji Okumaları. Büyükşehir Akademi kayıtları 6 Ekim’de açılıyor, 17 Ekim’de kapanıyor. İlk ders 20 Ekim’de, saat 18.00-20.00 arası.

Eylül’ün o son pazarında, akşamüstü The Mono’ya geçtik Neclâ’yla. OSM’nin bir yanı galeri, diğer yanı The Mono. 22 Ocak tarihli “Ada’dan” yazımız, bu mükemmel lezzet adresine aitti –okumanızı isterim. Neyse her zamanki yerimize oturduk. Siparişimizi verdik. Geldi. Meğer bir sürpriz bekliyormuş bizi. Kalkmamıza yakın bir genç hanım geldi masamıza –Başkan Toçoğlu’nun kızı olacak- gayet kusursuz bir dille bizden bir şey rica etti; denileni böyle baskınlarda kolay kavrayamam, duyduklarım: CD oldu, kabul ederseniz oldu, Züleyha oldu, “Gelin Kınası” oldu ve ötede bir masayı gösterdi gelen hanım. Geçen yıl Orhangazi Kültür Merkezi’nde dinlemiştik Züleyha’yı. Her yöreden okumuş, her türküyle bütünleşmişti. Çok genç bir sesi vardı. Yeni CD’sini hediye etmek istiyormuş bana. Ne demek “kabul ederseniz!” Mutluluk duyarım. Geldiler. “Gelin Kınası”nı imzalamışlar, verdiler. Teşekkür ettik, Orhangazi’deki konserlerinden söz ettim, hepimize dağıttıkları işli keseleri unutamadığımızı söyledim. Gülüştük. “Gelin Kınası” içine kına mendili koymuştu bu kez de Züleyha.

Hayat, tabiat, mevsimler ve Ekim böylesi hoşluklarıyla güzel değil mi zaten!

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....