Menü
SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI  28 Haziran 2015
14/28 • SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

SAÖP'NİN 510. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI 28 Haziran 2015

 

 

28 Haziran 2015 günü için köşemi Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformunun 510. Hafta Basın Açıklaması’na ayırıyorum:

 

Bizleri bir kez daha Ramazan’la buluşturan Âlemlerin Rabbi’ne hamd olsun!

İnsanın nefsiyle mücadelesinin zirvesi olan; bedensel ve nefsî açlıklarımızla, daha güçlü, daha zengin olma hırslarımızla, hiç ölmeyecekmiş gibi biriktirme arzularımızla mücadele edeceğimiz, etmemiz gereken,

Kanaati, tevazuyu, diğerkâmlığı, paylaşmayı, direnmeyi, ortaklaşmayı, dayanışmayı artıracağımız, hassasiyetlerimizi, yanlışlarımızı, doğrularımızı, dostlarımızı, düşmanlarımızı gözden geçireceğimiz yeni bir fırsattır Ramazan.

Bu fırsatı şatafatlı, ihtişamlı lakin fakirle zengini bir araya getirmeyen, bir güç, iktidar ve statü teşhirciliğine dönüşen sofralarla harcamayalım.

Allah’ın dinini TV ekranlarından pazarlayan, Ramazan gecelerini kendine sermaye edinip din adına türlü şarlatanlık yapan ekran hocalarına, Allah’ın dinini geçimlik bir sektör hâline dönüştüren bu bezirgânlara prim vermeyelim.

Ülkede yaşanan derin krize, halk arasında gittikçe yükselen kin ve nefrete, iktidarlara, saraylara ilişkin tek bir kelam etmeyen sözde ulemanın, her sene tekrar ve tekrar iftar, sahur, imsak saatleriyle, dakika saat hesaplarıyla gündemimizi belirlemesine de Allah rızası için izin vermeyelim.

Sevgili Sakaryalılar! Bu ay gizliden ve açıktan harcayalım, yoksulu, yolda kalmışı, yetimi sevindirelim.

Şehrimizde zor şartlar altında kalan mülteci kardeşlerimize de mutlaka rızkımızdan bir pay ayıralım. Yanlış devlet politikalarının mağduru olan bu insanlara karşı en azından güler yüzü ve bir parça ekmeği esirgemeyelim.

Bu ay dindar, dindar olmayanı, zengin fakiri, farklı partilerden olanlar, farklı milletlerden olanlar birbirini horlamasın.

Sadece bir ay olsun nefretlerimizi, kinlerimizi, hesaplarımızı erteleyelim, selamı, tebessümü çoğaltalım.

Namazını, orucunu aksatana buğz etmeyelim, gönlünü kazanmaya, dindarlığımızla değil hoşgörümüzle, olgunluğumuzla, hakkaniyetimizle örnek olmaya çalışalım.

Allah’ın arzını parsellemeye yeltenen bedbahtların Allah’ın cennetine de tapu çıkartmalarına izin vermeyelim.

Kötülük yapan eli tutalım, iyilik yapan eli öpelim.

Kan ve ateş çemberine dönmüş İslam dünyasını unutmayalım, devletlerin ve iktidarların değil halkların selameti ve felahı için dua edelim.

Şüphesiz ki sadece Allah’a sığınan, kurtuluşu sadece Allah’tan bekleyen ve mutlak ve ebedi iktidarın yalnız ve yalnız din gününün sahibi olan Allah olduğunun bilincindeki herkesin duasının yöneleceği melcenin de yalnız ve yalnız Âlemleri Rabbi olan Allah olduğunu unutmayalım.

Rabbimiz!

Bizlere, senin razı olduğun ve bizlerin de mutmain olduğumuz bir kulluğu nasip et.

Bizleri, yoksula, mazluma, zayıfa, düşmüşe el uzatanlardan,

Zulümden, haramdan, kibirden, hırstan uzak duranlardan eyle!

 

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....