Menü
AYIN İLK PERŞEMBESİ  22 Ağustos 2015
Ada'dan • AYIN İLK PERŞEMBESİ 22 Ağustos 2015

AYIN İLK PERŞEMBESİ 22 Ağustos 2015

 

 

Bileniniz vardır,  her ayın ilk perşembe akşamı bir grup arkadaş toplaşır, önceki ay seçtiğimiz bir edebiyat eseri hakkında konuşuruz. Ne zamandır yapıyoruz bunu? İlk olarak neyi konuştuk? Kesin cevaplar vermem zor. Ama Hrant Dink’in vurulduğu günün akşamı Orhan Pamuk’un “Kar” romanını konuşmak üzre toplanmıştık “Bilgi Kültür Merkezi”nde. Romanı, ama daha çok o günü konuşmuştuk. O bizim beşinci altıncı bir araya gelişimizdi, demek nerden baksanız en az sekiz, dokuz yıldır sürdürüyoruz edebiyat buluşmalarını.

Hep “Bilgi”de toplanmadık, “Bilgi”yi şu bu nedenle eleştirenler, “Bilgi”yle aramızda organik bir bağ varmış gibi bize de yöneltince eleştirilerini, kendimizi yıpratmamak için ayrıldık. Biz kendi içimizde bile homojen değilken misafiri olduğumuz haneyle nasıl örgüt bağımız olurdu ki! Nitekim milliyetçi bir sendika, bir dergi yönetim odası, Eğitim-Sen de buluşma adreslerimiz oldu üçer beşer ay. Eylül’ün ilk perşembesi akşamı nerdeyiz? Sait Tanış Kültür Merkezi açıldığından beri mekân olarak orayı kullanıyoruz, önümüzdeki ay da oradayız.

Buluşmaların bana yük getirdiği günler oldu. Köşe yazarlığı –hele ki yerelin bir gazetesinde- öyküye, edebiyata ait bir zamanı çarçur etmektir bana göre, bu nedenle köşeciliği bırakıyor, ama bir kahvehane gelişigüzelliği içinde geçen bir zamanı da üstün buluyor, perşembelere katılıyordum. Yanlışımın farkındayım: Dediğim doğru, ama ben bu doğrunun adamı değilim ki. Günlük hayatın ne ıvır zıvırları var, gazetelerin pazar ekleri akademi sayılır yanlarında, hiçbirine oruçlu değildim, tadını çıkarıyordum, perşembeler mi yük oluyordu?

Evet, çelişik bir durum ama öyle. Bereket başkalarının da başka yorgunlukları çıktı, buluşmaları bıraktık A, içimizden bir yakışıklı bir edebiyat öğretmeniyle görüşmüş, örgüt yönetimindeymiş öğretmen, bizim yakışıklıya perşembe buluşmaları için lokallerini önermiş, kendileri için de etkinlik olurmuş hem, duyurdular bana, isteksizim, yalvar yakarlardan sonra peki dedim. Beş kez mi altı kez mi ne buluştuk lokallerinde. Öğretmen de bizimki de birer kez katıldılar.  Lokalin kahvecisi de gecenin saat 10’larına kadar beklediği için surat asınca eyvallah dedik, Şadi’nin restore ettirdiği eski evlerini babası Sait Tanış adıyla kültür merkezi olarak açınca sadece biz değil, bizim gibi birçok küçük grup rahat ettik –Şadi’ye teşekkürümdür.

Anlattığımdan başka bıraktığımız olmadı. Bazen bir roman, bir tiyatro, bir oyun konuşuyoruz. Sürdürüyoruz. Akademik bir buluşma olmuyor elbette. Aramızda sağlıkçı var, kimyacı var, işçi emeklisi var, lisans, yüksek lisan öğrencisi, öğretmen… var. Her birimiz kendi durduğumuz yerden aynı kitap hakkında konuşuyoruz. Çok zaman da kitapla başlıyoruz konuşmaya, bir iki üç demeden kitabın uzağına düşüveriyoruz. Konuşmak da zaten böyle bir şey değil mi?

Bakın, bir gün ne oldu? Öğretmen sendikası ile bizim aramızda çöpçatanlık yapan arkadaşla rastlaştık, “Okumalar devam ediyor mu?” dedi; “Ediyor” dedim, “Sense hem istedin hem gelmedin!” Ne mi dedi? “Oh, ne güzel, sayemde okuyorsunuz işte.”

Allah bildiği gibi yapsın seni!

Eylül’ün ilk perşembesi benim “Minnacık Bir Uçurum” için toplanacağız, gelmek, katılmak isterseniz kapımız açık. Seviniriz.

Bir haberim daha var: Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği Bir Dünyanın Eşiğinde Platformu “Kent ve Kültür” başlığı altında beş oturumlu bir sempozyum düzenlemiş. Oturumlardan üçünde üçer dörder katılımcı görünüyor, duyduğum, hepsi de lisans ve yüksek lisans öğrencileri imiş. İki de yöneticisiz oturum var, Konuşmacı bir başına. Biri bana ait. 26 Ağustos’ta, diğerinde de Mehmet Kul olacak ertesi gün.

CML’nin öğrencilerini biliyorum, davetiyelerini görmeseydim de hazırlıklarının mükemmelliğine kefil olurdum, gördüm, yanılmamışım. Danışma kurulundaki isimlere bakar mısınız: Hilmi Yavuz, Murat Belge, Fuat E. Keyman, Hatice Aynur, Besim F. Dellaloğlu.

Sempozyum Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla gerçekleştiriliyor; yer Taraklı.

Kolay gelsin gençler!

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....