Menü
Fincan Fincanla
Tümü • Fincan Fincanla

Fincan Fincanla

Fincan Fincanla

Sema Bayar

Necat’i Mert’in öykü kitabı Fincan Fincanla geçtiğimiz şubat ayında Şule Yayınlarından çıktı. Kitap iki ayrı bölümden müteşekkil. Birinci kısım “Koydan Ötesi Deniz”de Tenekeci ailesinin hikâyesi anlatılır. Her insan ayrı bir hikâyedir. İnsan bir arada yaşadığı kişilerin hikâyelerine konuk olsa da asıl kendi hikâyesinin kahramanıdır. Birilerinin hikâyesinin içinden geçerken bile ince ince kendi öyküsünü dokur. Mert, bu bilinçle eğilir Tenekeciler’in hikâyesine ve her defasında biraz daha derine iner. “Tenekeciler”de kalabalık bir aile üzerinden dönem fotoğrafı çekilir. Tenekecilere gelin giden Ayfer, eşi İsmail, oğulları Çetin’in yaşamlarına ayna tutarken eski zaman âdetlerinin, yoksullukla harmanlanmış hayatların üzerinden geçen yazar ardından hikâyenin kahramanlarına sırayla söz hakkı verir. Bunu yaparken nesnel davrandığı söylenemez. O daha ilk öyküde tavrını Çetin’den yana koymuştur. “Yav, ne yapmıştır bu çocuk? Nedir yaptığı, nedir yapmadığı? Siz koca koca adamlarsınız, kendi yaptığınıza baksanıza!”

“Ayfer, Gayet Münasip”te merceğin ayarıyla oynayan yazar biraz daha derine bakmamızı sağlar. Yamacı Nuri’nin en büyük kızıdır bu defa konuşan.  Ayfer’in sesi buyurgandır, bir çırpıda eşi İsmail’i de kayınvalidesi ve kayınpederini de derdest eder. Zaman zaman yazarın sesini dahi gölgede bırakır. “Kuyu ve İsmail”de İsmail’in sesini duyarız bu kez. Mert, yarattığı karakterlerin iplerini sıkı sıkı tutar, Ayfer’e nasıl bile isteye hoyrat bir ses verdiyse İsmail’in de sesini de öylece kısmış ve etkisizleştirmiş. Oğulları Çetin zor bir çocukluk geçirmiş yaşadığı her andan travma devşirmiştir. Yazarın asıl söz hakkını Çetin’e vermesi dengeleri değiştirir. Bu defa Ayfer’in dilinden dinlediklerimiz sis perdesinin ardında kalır. Çetin, belki de bu yüzden “Çetin Anlatıyor” ve “Koydan Ötesi Deniz”de bir türlü ikna olmaz geçmişte yaşadıklarının pek çok çocuğun başına gelen şeyler olduğuna. “Koydan Ötesi Deniz”de bu defa hikâye yeni bir gözle, dışardan birinin gözleriyle yeniden yorumlanır. Yazar ilk öyküde o büyük hikâyeye, sıradan insanların hikâyesine kapı araladıysa şimdi de o kapıyı dışarıdan bir el kapatmaktadır. İlk bölümde tercih edilen bu çok seslilik karnaval öyküyü çağrıştırır.

Kitabın ikinci bölümü “Kadınlar” başlığını taşır. Öykülerin ekserisinde mekân olarak Sakarya ön plandadır. Şehrin egemen sesi duyulur. Kahramanların her biri o şehrin insanı, yaşadığı coğrafyanın âdeta bir parçasıdır. Öykülerinde karakterler ön plandadır. Karakterlerini sıradan insanların arasından seçer. Âmedâbi, Muzaffer Ağbi, Seher Hanım, Kıymet hayatın içinden çıkıp gelen öykü kişileridir. İnsanlarla birlikte şehirlerin, caddelerin hatta hanelerin yaşadığı değişim başat konudur. Bu değişim kimi zaman bir mahallenin adında yaşanan değişim mizahi bir üslupla işlenerek kimi zaman sokakta alelade gezmeye çıkan insanların giyim kuşamlarına ayna tutularak anlatılır. “Oy Birliğinde” ironik dil göze çarparken “Değişen Bir Şey Yok”ta değişimin karşısında insanın kendiyle ve geçmişiyle yüzleşmesi dikkat çeker.  Mert, sıradan hayatı akıcı ve sade bir dille öyküye taşır. Öyküde mekân kimi zaman bir temizlikçi dükkânı önü, kimi zaman bir sahaf, kimi zaman ufak bir tamirhanedir. Öykülerinde, gençliği siyasi hareketlerin içinde geçmiş, orta yaşlarda durulmuş, ileri yaşlarda ise bütün bir hayatı ile yüzleşme yoluna girmiş karakterin sesi gezinir. Bu karakter, “Çetin Anlatıyor”da gençliğin bütün dalgalanmalarını yaşamıştır, “Önümde Durdu”da siyasi mücadelesinin bedelini yıllarını kaybederek ödemiş ve köşesine çekilmiş bir sahaftır, “Değişen bir Şey Yok”da yüzleşmenin eşiğinde bir ihtiyardır. Necati Mert öykülerinde kadın karakterler Ayfer’i dışta tutarsak çoğunlukla edilgendir. “Kadınlar” öyküsünün Sevilay ve Tülay’ı, “Konuşmak Niye”nin Kıymet’i, “Ne diyorsunuz Seher Hanım”ın Seher’i hayatın kendilerini tutup getirdiği yerde yaşama sımsıkı tutunmaya çalışan pasif karakterlerdir.

Mert, akıcı üslubu ve sade diliyle daha ilk cümlede okurlarını samimi bir anlatıma buyur eder. Öykülerdeki kelime zenginliği dikkat çekicidir. Kimi öykülerde yöresel kelimelerle anlatıma ahenk kazandırılır. Kitapta okuru titizlikle işlenmiş bir dil karşılar.

 

Necati Mert

Türk yazar, eleştirmen İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara Meslek Yüksekokulu Kamu Sevk ve İdaresi Bölümü'nü bitirdi....